8. Ceza Dairesi 2022/4729 E. , 2023/8777 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/88 E., 2022/494 K.
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf talebinin esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İstinaf talebinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Orhaneli Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır
2. Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 03.11.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile "Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia ve savunmaya ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği, gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia ve savunmaya ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği halde,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi suretiyle TCK’nun 61. maddesine aykırı davranılarak CMK'nun 230. maddesi gereğince denetime imkan verecek yeterli gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması
Taraflar arasında Orhaneli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/164 esas sayılı dosyasında açılan müdahalenin men'i davasının bulunduğu anlaşılmakla, CMK'nun 218. maddesi gereğince bu dava bekletici mesele yapılarak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi,
Sanığın savunması karşısında suça konu taşınmazın mahallinde tarafsız yerel bilirkişiler ve fen bilirkişisi marifetiyle keşif yapıldıktan sonra sanığın eyleminin hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarını taşıyıp taşımadığı hususu tartışılıp sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi,..." nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 18.02.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine ve avukatlık ücretine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mirasçısı ...'ın temyiz istemi dosyada yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarında sanığın katılana ait taşınmaza tecavüz ettiğinin belirlendiğine ,sanığın sadece işgal ettiği tespit edilen yeri değil aynı zamanda parselin giriş kısmını işgal ederek parselin tamamının kullanımına engel olduğuna, sanığın taşınmazın kullanımına engel olmasının asliye hukuk mahkemesine açılan davadan önce ve sonra devam ettiği gibi açılan bu davadan sonrada devam ettiğine kararın hukuka aykırı olup, eksik inceme ile verildiğine ve bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanığa ait 1591 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 9,77 metrekarelik kısmının katılana ait 1592 numaralı taşınmaza tecavüz ettiği,ayrıca sanığın suç tarihinde ve öncesinde, katılana ait Orhaneli ilçesi Çöreler Mahallesinde bulunan 1592 parsel sayılı arazinin 32,47 metrekarelik kısmını yol olarak kullanmak suretiyle hakkı olmayan yere tecavüz etme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Yapılan yargılama sonucu tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin katılana ait olduğu, yapılan keşif sonrası sunulmuş bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere sanığın katılana ait taşınmazı tecavüzlü olarak kullandığı, tanıklar, katılan ve sanık beyanı ile sabit görüldüğünden mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Dosya içerisinde bulunan fen bilirkişinin raporuna ekli olan katılanın taşınmazı içerisinde kalıp sanığın yol olarak kullanarak tecavüzde bulunduğu iddia edilen yere ilişkin fotoğraflardan ve raporun içeriğinden sanığın malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal ederek veya sınırlarını değiştirerek veya bozarak veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olacak şekilde yol olarak kullandığına dair sanığın tecavüzünün görülmemesi, yine bilirkişi raporunda bir kısmı müştekiye ait parsel içerisinde kalan binanın sanığın dedesi tarafından yapılması buranın miras yolu ile sanığa kalması dikkate alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuk mahkemesinde görülecek dava ile çözülmesi gereken nitelikte bulunması karşısında sanığın suç kastı bulunmaması nedeni ile beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın katılanın tüm uyarı ve ikazlarına rağmen suça konu 1592 numaralı taşınmazın bir kısmını yol olarak kullanarak katılanın taşınmazından faydalanmasını engellediği gibi kullanımında bulunan binanın bir kısmının da katılana ait suça konu taşınmaza tecavüz ettiği sanık savunması,katılan ve tanık beyanları ile yapılan keşif alınan bilirkişi raporları ve tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden anlaşıldığından sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan mirasçısı ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 18.02.2022 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!