WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/4405 E.  ,  2023/7534 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/138 E., 2022/89 K.
SUÇ :Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜMLER :Beraat, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Kargı Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2014 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2-Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
3.Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı ve şikayetçi Maliye Hazinesi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.10.2020 tarihli ve 2020/1928 Esas, 2020/17062 Karar sayılı kararı ile " Suçtan zarar gören Maliye Hazinesi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddenin birinci fıkrası ve 234 üncü maddesine aykırı davranılması ve UYAP ortamından alınan nüfus kaydına göre, sanık ...’in 13.06.2019, sanık ...’in 13.08.2019, sanık ...’ın 19.07.2019, sanık ...’ın 09.05.2016, sanık ...’in 01.07.2018 sanık ...’ün 10.01.2016 tarihlerinde hükümden sonra öldüklerinin anlaşılması karşısında, bu husus araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi gereğince hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde yasal zorunluluk bulunması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi sanıkların tamamının üzerine atılı suçları işlediklerinin açık olduğuna, sanıkların tamamı hakkında en üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen kararların incelemesinde;
Sanıkların UYAP kayıtlarına göre vefat ettikleri anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen düşme kararları hukuka uygun bulunmuştur.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen kararların incelemesinde;
A.28.05.2015 tarihli ilk hükümde sanık ... hakkında beraat hükmü kurulduğu, 15.10.2020 tarihli bozma ilamında sanık ... hakkındaki beraat kararının bozulduğu, bozma sonrası 24.03.2022 tarihli kararda sanık ... hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında zamanaşımı süresi içinde hüküm verilebileceği,
B.24.03.2022 tarihli kararda sanık ... hakkında beraat kararı verilmiş ise de bu sanık hakkında 28.05.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği anlaşılmakla, bu karardan sonra sanık ... hakkında verilen beraat kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiştir.
C...., ... ve ... hakkında 24.03.2022 tarihli kararda beraat hükmü kurulmuşsa da dava dosyasında bu isimli sanıklar bulunmadığı söz konusu kişilerin tanık olarak dinlendiği anlaşılmakla bu kişiler hakkında verilen beraat kararlarının hukuki değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan inceleme de;
a.Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
b. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in ilk savunma tarihleri olan 19.02.2015 tarihinden, sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'nun ilk savunma tarihleri olan 02.04.2014 tarihinden, sanık ...'un 22.12.2014 tarihli ilk savunma tarihinden, sanık ...'in 09.04.2015 tarihli ilk savunma tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
1.Gerekçe bölümünün (1)numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli kararına yönelik katılan Maliye Hazinesi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.