WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/4067 E.  ,  2024/1616 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1525 E., 2021/1600 K.
KATILANLAR : Kıana Salahian, Nasrin Hourijani, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan kurum vekili, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onama

Suçtan katılan sıfatını alabilecek şekilde zarar görmüş bulunan ve kamu davasına katılma talebinde bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin hükmü temyiz etmesi karşısında, ilgili kurumun hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek ve sunulan dilekçede de katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının katılan ve vekilinin ise katılan kurum vekili sıfatı ile davaya katılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocukların cinsel istismarı suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2021 tarihli kararı ile sanığın, çocukların cinsel istismarı suçundan 2 yıl 6 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 12.10.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin çocukların cinsel istismarı suçuna ilişkin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş ve hüküm kesinleşmiştir. Temyize konu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın bu suçtan beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan kurum vekilinin temyiz isteği, mağdurun aşamalardaki beyanları ve dosyadaki delillere göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluştuğu gerekçesi ile beraat kararının bozulması ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği, olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğu, sanığın, katılanın elini tutup sandalyeye oturtmak sureti ile bu suçu işlediği, adli muayene raporuna göre olayda fiziksel şiddet kullanıldığı, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cebir kullanarak ve cinsel amaçla işlediği, bu suçun suçun işlenmesi sırasında ayrıca çocuğun cinsel istismarı suçunun işlenmiş olmasının, suçun oluşmasına engel olmadığı, cinsel saldırının süresi dışında mağdurun özgürlüğünün kısıtlanması halinde ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; olay tarihinde 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşından küçük katılan mağdurun, annesinin isteği ile daha önce de tütün satın aldığı dükkana gittiği, dükkanda çalışan sanığın katılana "senden hoşlanıyorum, seni seviyorum" diyerek dükkanda bulunan sandalyeye kollarından tutup çekerek zorla oturttuğu, yanağından ve saçlarından öptüğü, katılanın çekinerek "tütünümü ver gideyim" demesine rağmen sanığın "biz kankayız yanlış anlama, bu olayı anne ve babana söyleme yanlış anlarlar " dediği iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk görevlilerinin sanıktan rızası ile aldıkları telefonunda katılan ile sanığın yan yana otururken çekilmiş fotoğrafı dosya içerisinde yer alan tutanakta bulunmaktadır.
3. Dosyada bulunan güvenlik kamerası inceleme tutanağında katılanın dışarıdan dükkana giriş ve dükkandan çıkış görüntüsü yer almakta olup, girişi ve çıkış arasında 6 dakikalık sürenin geçmiş olduğu anlaşılmıştır.
4. Dosyada bulunan adli raporda katılanın kolunda hassasiyet bulunduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğinin bildirildiği görülmüştür.
5.Katılan aşamalardaki beyanlarında olayın yukarıda belirtilen şekilde gerçekleştiğini istikrarlı bir şekilde ifade etmiştir.
5. Sanığın aşamalarda suçlamaları reddettiği, telefonunda bulunan fotoğrafı katılan ile arkadaş oldukları için çektirdiklerini, katılana yönelik suç oluşturan eyleminin bulunmadığını belirttiği anlaşılmıştır.
6. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesi kararında, katılanın aşamalarda değişmeyen tutarlı anlatımının bulunduğu, sanık ile olay öncesinde herhangi bir husumetinin olmadığı, sanığa suç isnat etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, adli muayene raporunun katılan beyanlarını doğruladığı, olaydan kısa bir süre sonra olayı ailesine aktararak şikayetçi olduğu gerekçesi ile sanığın sarkıntılı suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğine hükmedilmiştir.
7. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin, çocuğun cinsel istismarı suçuna yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiş ve bu suça ilişkin hüküm kesinleşmiştir. Temyize konu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından ise eylemin, çocuğun cinsel istismarı suçunun gerçekleştirildiği süre ile sınırlı olduğu, sanığın, katılanın hürriyetini kısıtlayan başka bir eyleminin bulunmadığı gerekçesi ile bu suçun oluşmadığına ve sanığın beraatine karar vermiştir.

IV.GEREKÇE:
Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünü kaldırarak, beraat kararı veren mahkemenin kabulü karşısında;
A. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B. Katılanın, annesinin daha önce de tütün almak için gönderdiği dükkana yine aynı amaçla gittiği, tütün satın almak istediğini söylediği, sanığın tezgahtan tütün almadan katılanın yanına geçtiği, katılan tütün almak istediğini tekrarladığında elini sıkı şekilde tutarak diğer eliyle elini okşadığı, katılana "senden hoşlanıyorum, Azeriler çok iyi insanlar" dediği, katılanın elini çekerek kapı tarafına yöneldiği, sanığın ise katılanı yanına çağırarak ısrar ettiği, devamında kolundan tutup zorla sandalyeye oturttuğu ve fotoğrafını çektiği, bu sırada saçından öpüp yanağından öpmek istediği, elini omuzuna koymasını söylediği, katılanın ise istemediğini beyan ederek kendisini çektiği, tekrar tütünü vermesini söylediği, tütünü verirken sanığın yaşananları ailesine anlatmamasını istediği, katılanın bundan sonra dükkandan çıktığı, durumu ailesine anlattığı, kamera inceleme tutanağına göre 6 dakika kadar dükkanda kaldığı, katılanın kolunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte hassasiyet bulunduğu belirlenen olay bir bütün olarak dikkate alındığında, sanığın eyleminin süre olarak 5237 sayılı Kanunun 103 ncü maddesinin birinci fıkrası (ikinci cümle) kapsamında tanımlı suç ile sınırlı kalmadığı, cinsel istismar eyleminden önceki ve sonrasında geçen süreler itibariyle ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da oluştuğu anlaşılmakla beraat kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
A. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin vekalet ücreti ile ilgili temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 12.10.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Teblignameye aykırı olarak oy çokluığu ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE
Sayın çoğunlukla ayrık düşünülen konu; hürriyeti tahdit eyleminin çocuğa cinsel istismar suçu eylemi içerisinde kalıp kalmadığı ve bu suçun öncesi ve sonrasında sanığın hürriyeti tahdit eden eyleminin olup olmadığına ilişkindir.
Olayın oluş şekli ile ilgili bir ihtilaf bulunmamakta olup, olay aşağıdaki anlatımdaki şekilde gerçekleşmiştir.
15/18 yaş aralığındaki mağdurenin annesinin tütün almasını istemesi üzerine sanığın dükkanına kendi isteğiyle gittiği mağdurenin dükkanda girişinden çıkışına kadar altı dakikalık bir süre geçtiği, mağdurenin dükkana girdiği anda sanığın mağdureye senden hoşlanıyorum, seni seviyorum diyerek kollarından tutarak dükkanda bulunan sandalyeye zorla oturttuğu yanağından ve saçlarından öptüğü mağdurenin çekinerek tütünümü ver gideyim demesine rağmen biz kankayız yanlış anlama bu olayı annene ve babana söyleme yanlış anlarlar demesinden sonra mağdurenin dükkandan ayrıldığı olayda;
Sanığın dükkan içerisindeki mağdurenin kaldığı 6 dakikalık sürede çocuğu cinsel istismar eylemi dışında başkaca bir eyleminin bulunmadığı, cinsel istismar eyleminin tek hareketli suçlardan olmayıp birden çok hareketle ve uzun süreli de olabileceği gibi mekan değişikliklerinden içermekte olup sanığın 6 dakikalık süre içerisindeki tüm eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunun eylemleri olup bu eylem başlamadan önce ve bittikten sonrada hürriyeti tahdit denilebilecek bir eylemi bulunmadığından sanığın, mağdurenin hürriyetini tahdit eylemi cinsel istismar eylemi içerisinde kaldığından ayrıca hürriyeti tahdit suçunu oluşturmayacağından temyiz isteğinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken bozma kararı verilmesi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.21.02.2024