WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/4019 E.  ,  2024/2115 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/58 E., 2022/121 K.

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karasu Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2009 tarihli iddianamesi ile, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2022 tarihli kararı ile, sanıkların atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanıklar tarafından temyizi zerine, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 28.09.2016 tarihli kararı ile, savunma hakkının ihlali gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak, Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2022 tarihli kararı ile, sanıkların atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'ın temyiz isteği, suçu işlemediğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir.
2.Sanık ...'in temyiz isteği, suçu işlemediğine ilişkindir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanıkların, sanık ...'e ait olup, mağdurun çalıştığı işyerine bırakılan aracın, mağdur tarafından kullanılmasına kızarak, öncesinde dövdükleri mağduru, kaçtığı dükkanda bulup, camını kırarak içeri girip zorla araca bindirerek hürriyetinden yoksun kıldıkları ve mağdurun hareket eden araçtan atlayarak kurtulduğu işlediği ilişkindir.
2. Mağdura ait 10.08.2006 tarihli raporda, yüz, baş, diz, omuz, sırt, kalça ve ayaklarda sıyrık, baş ve ayaklarda kesi tarif edilmiş, 29.12.2008 tarihli raporda, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olmadığı bildirilmiştir.
3. 25.08.2006 tarihli arama tutanaklarında, sanık ... ev ve işyerinde herhangi bir suç veya suç unsuru tespit edilememiştir.
4. 20.08.2006 tarihli görgü tespit tutanağında, mağdurun bahsettiği işyerindeki kapı camının kırık olduğu yazılıdır.
5. Sanıklar savunmasında, suçlamayı tevilli ikrar etmiştir.

IV. GEREKÇE
Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, mağdurun işyerine girilerek zorla götürüldüğüne dair beyanı, bu beyanı doğrulayan tutanak ve doktor raporu içerikleri, sanıkların, mağduru karakola ve/veya patronuna götürmekte olduklarına dair tevilli ikrarları ile tüm dosya kapsamına göre, sanıkların, sanık ...'e ait tamir için bırakılan aracın mağdurun kullandığı görmeleri üzerine, mağduru zorla araçlarına bindirip hürriyetlerinden yoksun kıldıkları ve mağdurun araçtan atlayarak kurtulduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, haksız tahrik altında sübut bulan eylemi yönünden sanık hakkında kurulan hükümde, Mahkemenin kabul ve uygulaması hukuka uygun bulunmuş ve sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen tüm iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosyanın içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru şekilde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
1.Diğer sanıkla birlikte mağduru hürriyetinden yoksun kıldığı anlaşılan sanık hakkında kurulan hükümde, suçun sübutu yönünden bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen tüm iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosyanın içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru şekilde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi ve kazanılmış hakka ilişkin uygulama maddesinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin beşinci fıkrası olarak hatalı gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2022 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykınlık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün altıncı fıkrasında yer alan "CMK 307/5 maddesi" ve "NETİCETEN 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibarelerinin çıkarılarak yerine "1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326 ncı maddesinin son fıkrası" ve "cezasının 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2024 tarihinde karar verildi.