8. Ceza Dairesi 2022/3779 E. , 2023/7395 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1905 E., 2021/1168 K.
SUÇLAR : Yalan tanıklık ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Düzeltilere istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.04.2016 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında, yalan tanıklık ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.01.2018 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında yalan tanıklık suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2018 tarihli kararı ile sanık ... hakkında yalan tanıklık suçundan 3 yıl hapis cezası, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl hapis cezası, sanık ... hakkında ise yalan tanıklık suçundan 6 yıl hapis cezası, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 05.07.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanık ...'ın yalan tanıklık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, sanık ...'ın ise Alaşehir 2. Asliye 2014/64 Esas, 2015/967 Karar sayılı kararıyla aynı fiil ve aynı sanık hakkında beraat kararı verildiği ve bu hükmün 17.02.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla sanık hakkında yalan tanıklık suçundan açılan kamu davasının reddine ibareleri eklenerek hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğuna, bölge adliye mahkemesi kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğuna ve sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dava konusu olay, sanık ...'ın ...'nın öldürülmesi olayı ile ilgili savcılıkta ve Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/318 Esas sayılı dosyasında tanık sıfatıyla alınan beyanında katılan ...'in sopa ya da demir benzeri bir cisimle ...'in başına vurduğunu, ...'in yere düştüğünü ardından elindeki cisimle bel bölgesine tekrar vurduğunu, katılan ...'in de ...'in bel kısmına tekme attığını belirttiği, ardından 08.05.2012 tarihli savcılık ifadesinde ise beyanlarının yalan olduğunu, yalan ifade vermesinin sebebinin sanık ... olduğunu, akrabası olduğu ve onun telkini ile bu şekilde ifade verdiği iddiasına ilişkin olup mahkemece sanıklar hakkında yalan tanıklık ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanık ...'ın yalan tanıklık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, sanık ...'ın ise Alaşehir 2. Asliye 2014/64 Esas, 2015/967 Karar sayılı kararıyla aynı fiil ve aynı sanık hakkında beraat kararı verildiği ve bu hükmün 17.02.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla sanık hakkında yalan tanıklık suçundan açılan kamu davasının reddine ibareleri eklenerek hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanığın mahkemede tanık sıfatıyla alınan ifadesinde görgüye dayalı bir bilgisinin olmadığını, sanık ...'da duyduklarına dayandığını, duyuma dayalı bilgisinin olduğunu belirttiği, sanık ...'ı azmettirdiğine ilişkin yeterli delil elde edilemediği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin kararının düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
1. Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2018 tarih ve 2018/376 Karar sayılı ilamına konu edilen ve bölge adliye mahkemesi kararına konu oluşturan fiil, sanıklar Aydın ve Savaş'ın 08.05.2012 tarihinden önce tanık olarak alınan beyanlarına ilşkindir.
2. Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarih ve 2015/967 Karar sayılı ilamına konu oluşturan fiil sanıklar Aydın ve Savaş'ın 27.06.2013 tarihli tanık olarak alınan beyanlarına ilişkin olup bu dava hakkında beraat kararı verilmiş ve 17.02.2016 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Her ne kadar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesi tarafından sanık ... hakkında 08.05.2012 tarihindeki eylemleri nedeniyle "daha önceden verilmiş ve kesinleşmiş davanın reddine dair karar bulunduğu" gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince kamu davasının reddine ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş ise de bu ret kararına gerekçe olarak gösterilen Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli beraat kararı, görülmekte olan davanın konusu olan karar olmayıp; farklı bir suç tarihinde işlenen fiile ilişkin olmakla inceleme konusu bölge adliye mahkemesi kararı gerekçesi itibariyle hukuka aykırıdır.
V. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Teblignameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!