WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/3746 E.  ,  2024/4153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/87 E., 2019/361 K.
SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
KARAR : Mahkumiyet

Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2008 tarihli ve 2008/333 Esas, 2008/373 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükümlü tarafından 3 yıllık denetim süresi içerisinde 01.05.2009 tarihinde kasten yeni bir suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak, Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/87 Esas, 2019/361 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve kararın 17.07.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2022 tarihli ve 2022/5903 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100179 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100179 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 Esas, 2014/2417 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/1-c maddesi kapsamında işlenen korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçunun 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu ancak 5237 sayılı Kanun'un 66/1 ve 66/2. maddelerine göre suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle olağan dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olarak dikkate alınması gerektiği nazara alındığında; suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında 18/11/2008 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02/12/2008 tarihi ile yeni suçun işlendiği 01/05/2009 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 29/05/2019 tarihine kadar kesintisiz işleyerek tamamlanmış olduğu, bu haliyle sanığın savunmasının alındığı 18/11/2008 tarihinde işlemeye başlayan 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin ve suçun işlendiği 12/09/2007 tarihinde işlemeye başlayan 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin hükmün açıklanması tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ilgili bölümlerine göre;
"(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
...,
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada ...; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer."
3. 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası "Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." şeklinde düzenlenmiştir.
4. Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunduğu ve 5 yıl 4 aylık olağan, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.
5. Hükümlünün üzerine atılı suçu 12.09.2007 tarihinde işlediği, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 02.12.2008 tarihinde kesinleştiği, Mahkemesince 18.11.2008 tarihinde savunmasının alındığı, 01.05.2009 tarihinde yeniden suç işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 4 ay 29 gün durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 01.05.2009 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 18.11.2008 olan sorgu tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 29.05.2019 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/87 Esas, 2019/361 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.

...