8. Ceza Dairesi 2022/3691 E. , 2024/5033 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1514 E., 2022/2 K.
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
İNCELEME KONUSU
KARAR : Durma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a (6136 sayılı Kanun) muhalefet ve 5237 Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesi uyarınca genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 01.02.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.06.2022 tarihli ve 2022/9398 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/88939 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/88939 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Somut olayda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüphelinin 20/10/2018 tarihli kolluk ifadesinde belirttiği adrese seri muhakeme usulüne ilişkin çağrı kağıdının gönderildiği ancak şüphelinin adreste tanınmaması nedeniyle tebliğ yapılamadığı, 5271 sayılı Kanun ve anılan Yönetmelik kapsamında seri muhakame usulünün uygulanması amacıyla şüphelinin soruşturma evresinde bildirdiği adrese usulüne uygun çağrı yapılmasına rağmen başarılı olunamadığından anılan Kanun’un 250/13. maddesi kapsamında soruşturmanın genel hükümlere göre tamamlanarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/03/2021 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, resmî mercilere beyan etmek suretiyle soruşturma dosyasında yer alan adresinden ulaşılamayan şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması için çıkarılan tebligatın, tebliğ mazbatasını incelenmesi sonucu seri muhakeme usulünün uygun şekilde uygulanmadığı gerekçesiyle kovuşturma şartı olmaması nedeniyle durma kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. İnceleme konusu olaya ilişkin yasal düzenlemeler şöyledir;
5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin on uçüncü fıkrası;
"Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.”
Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 5 inci, 6 ncı ve 7 nci maddelerinde ise;
"(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz. (7) Seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilemez ve yakalama emri düzenlenemez." şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir.
3. Somut olayda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli hakkında seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince bilgilendirmenin yapılması amacıyla şüpheli tarafından soruşturma evresinde ifade tutanağında bildirmiş olduğu adresine tebligatın çıkarıltılarak iade geldiği bu sebeple, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin on üçüncü fıkrasında yer alan ''Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alna adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.'' şeklindeki amir hüküm uyarınca şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gerekçesiyle kamu davası açılmış ise de; bildirdiği adrese yapılan tebliğ mazbatası incelendiğinde; tebliğ memurunca şüphelinin sorulan komşusu tarafından tanınmadığı gerekçesiye iade edildiği ancak yukarıda izah edilen amir hüküm uyarınca şüphelinin soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması halinde soruşturmaya genel hükümlere göre devam olunacağının yazılı olduğu, o halde mezkur maddenin uygulanabilmesi için şüphelinin adresine tebligat gönderildiğinde adresinde bulunamadığı değil, o adreste hiç bulunmadığı veya adresten ayrılmış olduğu yolunda bir tespit yapılması gerektiği, şüphelinin tebliğ memurunun gittiği gün adresinde olmayabileceği ve tek başına komşusu tarafından tanınmamasının adreste bulunmadığını göstermeyeceği, bilinen adresine gönderilen ve iade edilen tebligatın, sadece tebliğ memuru adrese gittiği sırada adreste kimsenin olmadığı ve imzadan imtina eden ve komşu ya da apartman görevlisi olduğu "tahmin edilen" kişinin şüpheliyi tanımadığı hususunda tespit içermesi, şüphelinin bu adreste hiç bulunmadığı veya ayrıldığı yolunda bir tespit yapılmamış olması ve durma kararının da bildirdiği aynı adrese yapılan tebliğ sonrası aynı konutta ikamet eden kardeşe tebliğ edilmesi hususları karşısında, Kanun'un aradığı mahiyette "şüphelinin adreste bulunmamasından" söz edilemeyeceği, dolayısıyla seri muhakeme usulünün usule uygun şekilde uygulanmadığı ve durma kararı verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!