WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/3683 E.  ,  2024/4364 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/232 E.,2022/33 K.
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf edilmeksizin 22.02.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.06.2022 tarihli ve 2022/16902 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96855 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96855 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın müsnet suçu 13/07/2007 tarihinde işlediği, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise 21/01/2014 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 08/02/2015 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 21/01/2014 ila 08/02/2015 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu, 08/02/2015 tarihinde zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, suç tarihi olan 13/07/2007 tarihi ile hükmün açıklanarak mahkumiyet kararının verildiği 12/01/2022 tarihleri arasında 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.5237 sayılı Kanun'un "Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanılması" başlıklı 268 inci maddesinin birinci fıkrası;
"İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır."
Şeklinde düzenlendiği,
Aynı Kanun'un " İftira" başlıklı 267 nci maddesinin sekizinci fıkrası;
"(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.."
Şeklinde düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır.
Hükümlünün yargılamaya konu başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçu için 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ve söz konusu kararın 21.01.2014 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde işlediği ikinci suç tarihinin 08.02.2015 olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi sekizinci fıkrası gereği 21.01.2014 ile 08.02.2015 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu anlaşılmıştır.
4. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı süresinin, aynı Kanun'un 267 nci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca mağdurun fiili işlemediğinin ortaya çıktığı 07.03.2008 tarihinden itibaren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihle denetim süresin içinde işlediği ikinci suç tarih arasındaki duran süre de eklendiğinde hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2024 tarihinde karar verildi.