8. Ceza Dairesi 2022/3182 E. , 2023/4151 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 08.09.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün hukuka aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabileceğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; olay tarihinde trafik ekiplerince durdurulan sanık ...' ın, kimliği sorulduğunda ismini ... olarak beyan ettiği, kimlik tespiti için polis merkezine götürüldüğünde hakkında düzenlenen üst arama tutanağını, adli raporu ... olarak imzalayarak resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği ve hakkında verilen gözaltı kararını uygulamaya çalışan polis memuruna tehdit içeren sözler söyleyerek görevli memura direnme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
1. Dava dosyası kapsamına göre, kimliği konusunda gerçek dışı beyanda bulunarak resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işleyen sanık hakkında gözaltına alma işlemi yapılacağı sırada görevli polis memuruna "siz kimsiniz, sizi yakacağım, beni gözaltına alamazsınız, ben burdan bir çıkayım size yapacağımı biliyorum" şeklinde tehdit içeren sözler söyleyerek görevli memura direnme suçunu işlediğine yönelik mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın, hükmün hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanığın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabileceğine ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemece, sanığın, sübuta eren eylemden pişmanlık duyduğunu gösterir herhangi bir tutum ve davranışının dosyaya yansımaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
1. 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ıncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Oluşa ve dosya kapsamına göre olay tarihinde trafik ekiplerince durdurulan sanığa kimliği sorulduğunda görevlilere ismini ... olarak beyan ettiği ve bu isimle resmi belge düzenlenmesine neden olduğunun anlaşılması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 206 ıncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabul ve uygulamaya göre de;
2. Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı karan ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... Seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir.
V. KARAR
A. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2014/635 Esas, 2015/918 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2014/635 Esas, 2015/918 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!