8. Ceza Dairesi 2022/3148 E. , 2023/4493 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
3.Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin,11.02.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.04.2021 tarihli kararı ile "... temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucuna göre; Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; hakkında denetimli serbestlik kararı verilen sanığın denetim planına uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği, bu kararın sanığa tebliğ edildiği halde sanığın iki gün içerisinde teslim olmadığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmadığı halde 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezasında indirim yapılması ve 12.04.2015 tarihli yakalama ve üst arama tutanağına göre sanığın yakalanarak ceza infaz kurumuna gönderildiği anlaşılmakla şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 293 üncü maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Tüm dava dosyası kapsamına göre, sanık ikrarı, Bursa İnfaz Hakimliğinin kararı, yakalama ve üst arama tutanağı birlikte değerlendirildiğinde suçun unsurlarının oluştuğuna sanığın hükümlünün kaçması suçunu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünde her hangi bir usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
a)Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesi birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında temel cezaya atıf yapan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında sayılı Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin (A) bendinin sekizinci fıkrası yerine, 5275 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinin birinci fıkrası gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına davranılması,
b)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''12.03.2015'' yerine "2015" olarak gösterilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenle Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında hükmün (1) inci fıkrasında yer alan "...eylemine uyan..." ibaresinden sonra gelen üzere "5275 sayılı Kanunun 97 /1 maddesi yollaması" ibaresinin çıkarılması yerine "5275 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin (A) bendinin sekizinci fıkrası yollamasıyla" eklenmesi ve gerekçeli karar başlığından suç tarihinin çıkartılarak yerine " 12.03.2015" yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!