WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/2256 E.  ,  2024/2856 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2034 E., 2018/1410 K.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu görevi yaptırmamak için direnme suçunun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (silahla tehdit, kasten yaralama) ve kamu görevlilerine görevinden dolayı hakaret suçlarından verilen kararın ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, kamu görevlilerine görevinden dolayı hakaret, kasten yaralama, silahla tehdit ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında mağdurelere yönelik hakaret ve mağdure Leyla'ya yönelik kasten yaralama suçundan açılan davalarda beraat kararı verilirken, kamu görevlilerine görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçları ile silahla tehdit, mağdure ...'e yönelik kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.07.2018 tarihli kararı ile kamu görevlilerine görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf taleplerinin reddine karar verilirken, silahla tehdit ve kasten yaralama suçları ile iki mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler kaldırılarak eylemlerin bir bütün halinde tek bir hareketle gerçekleştirilmiş kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kabul edilerek, sanığın zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; mağdurelerin yalan beyanda bulunduğuna, suçun sübutuna,
Sanık müdafiinin temyizi; kararın eksik incelemeyle verildiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile mağdure ... İdik'in birlikte yaşamaya başladıkları, olay tarihinden iki ay önce sanığın kendisini darp edip hakaret etmesi nedeniyle mağdure ... İdik'in birlikte ikamet ettikleri evden ayrılarak annesiyle birlikte yaşamaya başladığı, 21.08.2013 günü sanığın bu ikamete gelerek mağdure ...'e "Sen kendin kızını alıp benim evime getirirsen kızını dövmem ama sen getirmezsen zorla alır götürürüm" dediği ve mağdureyi tehdit ettiği, bu şekilde mağdureleri kendi yaşadığı eve getiren sanığın daire giriş kapısını içeriden kilitleyerek mutfaktan almış olduğu bıçağı ... İdik'in boğazına dayayarak "Ben senin kızını çok seviyorum kızını bırakmam benden ayrılamaz ya benim ya da mezarın olur" diyerek tehdit ettiği, bıçağın ...'in boğazında çizikler oluşturduğu ve daha sonra sanığın elindeki bıçağı müşteki ...'e doğru savurmaya başladığı, bıçağın araya giren ...'in sol ayağına isabet ederek müştekiyi sol bacağından yaraladığı, ... İdik'in balkona çıkıp bağırarak yardım istediği ve olay yerine mağdur polis memurları ..., ..., ..., ... ve ...'dan oluşan devriye polis ekiplerinin geldiği, sanığın mutfağa giderek küçük piknik tüpünü eline aldığı ve gazı açtığı ve tüpü yakarak balkondan aşağıya doğru fırlattığı ve aşağıda bulunan görevli polis memurları ve görevlilere hakaret ve tehditte bulunduğu, dairenin kapısının çelik olması nedeniyle görevli polis memurlarından birinin sessizce balkona tırmanarak balkondan içeriye girip şüpheliyi zor kullanmak suretiyle yakalayıp etkisiz hale getirdiği ve elindeki bıçağı aldığı, olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında ifadeleri alınan mağdurelerin sanık hakkında şikayetçi olup uzlaşmayı kabul etmedikleri, aldırılan adli doktor raporlarına göre yaşamsal tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanık ve mağdure ... Kanhan'ın olay tarihinde birlikte yaşadıkları ve aralarında ailevi problemlerden ötürü anlaşmazlık bulunduğu, ...'in olay tarihinde sanık ile ikamet ettiği evden ayrılarak annesi ...'e ait ikamete gittiği, bunu öğrenen sanığın katılan ...'nın evine gittiği, sanık ... ile ... ve katılan ...'nın sanığa ait eve gitmek üzere yola çıktıkları, sanığın evine vardıklarında sanığın bina giriş kapısı ile daire kapısını kilitlediği, ...'in boğazına bıçak dayayarak "seni öldüreceğim" şeklinde tehditte bulunduğu, ev içerisinde arbede oluşması sebebiyle bir anlık boşluktan faydalanan katılan ...'nın balkona çıkarak yardım talebinde bulunduğu, sanığın ...'in boğazına bıçak dayaması sebebiyle ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamındaki silahtan sayılan bıçak ile yaraladığı, sanığın polisin olay yerine gelmesi sebebiyle sinirlendiği ve polislere hitaben "polis ekipleri ve itfaiye ekipleri olay yerini hemen terk etsin, yoksa bıçağı karnıma saplarım, bu bıcağı göğsüme saplamazsam allahımı sinkaf ederim. Herkesin beşikteki bebeğini sinkaf edeceğim""polis ekipleri ve itfaiye ekipleri olay yerini hemen terk etsin, yoksa bıçağı karnıma saplarım, bu bıcağı göğsüme saplamazsam allahımı sinkaf ederim. Herkesin beşikteki bebeğini sinkaf edeceğim" şeklinde orada görevli polis memurlarına alenen hakarette bulunduğu, yine sanığa teslim olması hususunda polis ekiplerinin ihtar yapması ve içeriye girmeye kalkışmaları üzerine sanığın yanar vaziyette piknik tüpünü polislere doğru attığı, polis ekibinin gizlice balkona çıkarak sanığı etkisiz hale getirdiği, bu kabule göre ilk derece mahkemesinin sanık hakkında ayrı ayrı iki kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hakaret, silahla tehdit ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet hükmü kurduğu anlaşılmıştır.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk derece mahkemesince hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilirken, sanığın mağdur ... ve annesi Leyla'yı ikna edip eve götürdükten sonra kapıyı kilitleyip bıçak ile mağdurları tehdit etmesi ve ...'in bir daha buradan gidemeyeceğini belirterek her iki mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralamasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, mağdurlarda ki yaralanma ve tehdit edilmelerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru niteliğinde olduğu, sanığın tek bir fiil ile birden fazla kişiyi hürriyetinden yoksun bırakması nedeniyle eylemin her bir mağdura karşı ayrı ayrı değil, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen zincirleme şekilde işlendiği sonucuna varılmakla sanığın zincirleme şekilde bir kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye görevi yaptırmamak için direnme suçunun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (kasten yaralama ve silahla tehdit) ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden,
1.Sanık savunmaları, mağdurelerin beyanları ve tanık beyanları ile alınan doktor raporları ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kasten yaralama ve silahla tehdit eylemleri ile birlikte bir bütün halinde tek eylemle gerçekleştirilen zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde ve hakaret suçundan kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delilerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanunun dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.07.2018 tarihli kararında sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (kasten yaralama ve silahla tehdit) ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.07.2018 tarihli kararında sanık ve müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde karar verildi.