WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/2230 E.  ,  2024/3993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/23 E. 2021/683 K.
HÜKÜMLÜ : Hüseyin Kısa
SUÇ : 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında Kanun'a aykırılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bursa 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 18 gün hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin usulüne uygun şekilde 24.11.2021 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.04.2022 tarihli ve 2021/29960 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2022 tarihli ve KYB-2022/63258 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2022 tarihli ve KYB-2022/63258 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 02/05/2018 tarihli ve 2018/3693 esas, 2018/8150 karar sayılı ilamında yer alan "...sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, sanığın sabıka kaydının incelenmesinde her hangi bir adli sicil kaydı bulunmadığı, arşiv kaydındaki cezanın 25/03/1999 tarihinde infaz edilmiş olduğundan adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınmış olduğu cihetle, yargılama konusu olan yeni suç tarihinin 02/03/2016 olması karşısında suç tarihinden önce adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınmış olan ve tekerrüre esas alınma süresi de geçmiş olan kasıtlı suçtan mahkûmiyetin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olmayacağı.." şeklindeki açıklamalar incelendiğinde; adli sicilden silinme koşulları oluşan önceki mahkûmiyet hükümlerinin cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesine engel oluşturmayacağının kabulünün adalet ve hakkaniyete uygun olacağı,
Bursa 33. Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın sabıkalı geçmişinin bulunduğu gerekçesiyle hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; sanığın adlî sicil kaydındaki Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca verilmiş 310 gün hapis cezasının 12/06/2008 tarihinde, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi uyarınca verilmiş 6 ay hapis cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenerek 24/11/2011 tarihinde infaz edilerek arşiv kaydına alındığı, inceleme konusu suçun işlendiği 07/05/2020 tarihinden önce adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınmış olan ve tekerrüre esas alınma süresi de geçmiş olan kasıtlı suçtan mahkûmiyetlerin sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine engel olmayacağı cihetle, sanık hakkındaki hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bursa 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 18 gün hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükümlünün adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı bir suçtan verilmiş üç aydan fazla mahkumiyet hükmü bulunduğundan hakkında verilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.
2. a) 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun "Adlî Sicil Bilgilerinin Silinmesi" başlıklı 9 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;

"(1) Adlî sicildeki bilgiler;
a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,
c) Ceza zamanaşımının dolması,
d) Genel af,
Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.
(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.
(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir."
b) Aynı Kanun'un "Adli Sicil ve Arşiv Bilgilerinin Silinmesi" başlıklı 12 nci maddesinin birinci fıkrası;
"Arşiv bilgileri;
...
c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün adli sicil kaydında bulunan Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2011 tarihli kararı ile kasten yaralama suçundan verilen erteli 6 ay hapis cezasının 24.11.2011 tarihinde kesinleştiği, Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.03.2008 tarihli kararı ile kasten yaralama suçundan verilen erteli 3 ay 10 günlük hapis cezasının 12.06.2009 tarihinde infaz edildiği, suç tarihinden önce kesinleşen başkaca adli sicil ve arşiv kaydı bulunmayan sanık hakkında, tayin olunan 18 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanunun 50 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2020/23 Esas, 2021/683 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tayin olunan 18 günlük hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçlunun kişiliği, şahsi ve ekonomik durumu gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL'den 360,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, hükümden 53 üncü maddenin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.

...