8. Ceza Dairesi 2022/1450 E. , 2024/3582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/617 Değişik İş
SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2021 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması talebine istinaden Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, itiraz üzerine, Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin tartışılması gerektiği gerekçesiyle kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 tarihli ve 2021/29190 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/29867 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/29867 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/1. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:
b. 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar,..." şeklindeki, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 8/4. maddesinde yer alan, ''Kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde, seri muhakeme usulü uygulanır." şeklindeki, anılan Yönetmeliğin 14. maddesinde yer alan, "Mahkeme, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edildiği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul ettiği kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar." şeklindeki ve aynı Yönetmeliğin 13/4. maddesinde yer alan, "Mahkemece, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olmadığı veya Kanunun 250 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmediği kanaatine varılması hâllerinde talep reddedilir. Bu durumda, dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve soruşturma genel hükümlere göre sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Her ne kadar mercii Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi kapsamında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi gerekçeli karar içeriğinde de neden uygulanmadığına dair bir gerekçe bulunmadığı halde tatbik edilmemesi usul ve yasaya göre yerinde görülmediğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;
Somut olayda, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından şüpheliye hakkındaki isnat, seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/1. maddesi gereğince bilgilendirmenin yapıldığı, 25.10.2021 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulü kapsamında şüpheliye tüm sonuçları ile belirtilen teklifin müdafii huzurunda kabul edildiği, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25/10/2021 tarihli talepnamenin anılan Mahkemesince kabul edilmesi ile talepte belirtilen doğrultuda aynı gün karar verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesine ilişkin olarak indirim uygulanmasının mahkemenin takdirinde olduğu gibi talepnamede belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurulmasının bir zorunluluk olduğu, merci tarafından yapılacak incelemenin isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olup olmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 250/3. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususları ile sınırlı olduğu, bu nedenle talepnameyi inceleyen Asliye Ceza Mahkemesinin sınırının itirazı inceleyen merci Ağır Ceza Mahkemesinin inceleme sınırını da kapsadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve devamı;
"(4) Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61'inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler.
(5) Dördüncü fıkra uyarınca sonuç olarak belirlenen hapis cezası Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya 51'inci maddesine göre ertelenebilir
(6) Bu maddeye göre belirlenen yaptırımlar hakkında, Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları hâlinde 231'inci madde kıyasen uygulanabilir.
(7) Bu madde kapsamında yaptırım uygulanması, güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmez...
(9) Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar...
(14) Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
2. Belirtilen düzenlemeler gereği mahkeme, şüphelinin dinlenmesi sonunda üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa Cumhuriyet savcısı tarafından belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kuracaktır. Mahkemenin belirlenen yaptırımı değiştirme ya da ağırlaştırabilme yetkisi bulunmamaktadır. Ancak anılan Kanun hükmünde “…düzenlenen talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kuracaktır” denildiğine göre mahkeme belirlenenden daha hafif bir yaptırım da belirleyebilecektir.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesince hükümlü hakkında düzenlenen Talepnamede 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 6 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezası doğrultusunda hüküm kurulduğu ve seri muhakeme usulüne ilişkin anılan Kanun düzenlemesinde, 5237 sayılı Kanun'da yer alan ve takdiri indirimi düzenleyen 62 nci maddenin seri muhakeme usulü kapsamında gönderilen talepnameler doğrultusunda kurulan hükümlerde uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli kararına yapılan itirazın, hükümlü hakkında takdiri indirim uygulanıp uygulanmayacağının hükmün gerekçesinde tartışılması gerektiği sebebiyle kabulü Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gaziantep 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/617 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!