8. Ceza Dairesi 2022/1377 E. , 2023/4328 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz, çevrenin kasten kirletilmesi
HÜKÜM : Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan beraat, çevrenin kasten kirletilmesi suçundan mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bayındır Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz ve çevrenin kasten kirletilmesi suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 181 inci maddesinin birinci fıkrası, 154 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca dava açılmıştır.
2. Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat; çevrenin kasten kirletilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Şikayetçi Hazine vekilinin temyiz isteği;
Davaya katılma talebinde bulunarak, sanığın hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlediğinin sabit olduğuna ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Dosyadaki tespitlerin usul ve yasaya aykırı olduğu göz önünde bulundurularak atılı suçtan kurulan mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçundan Kurulan Hükme Yönelik,
Suçta zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan şikayetçi Hazinenin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği ve 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesi birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu anşılmakla, şikayetçi kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 20.01.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçundan Kurulan Hükme Yönelik,
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçundan Kurulan Hükme Yönelik;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli kararına yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçundan Kurulan Hükme Yönelik;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!