WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/1047 E.  ,  2024/2789 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/475 E., 2018/460 K.
SUÇLAR : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, başkasına ait kimlikveya kimlik bilgilerinin kullanılması
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 2 yıl hapis cezası; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan ise 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin 11.09.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 2021/26294 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39293 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39293 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20/05/2013 tarihli ve 2013/3027 esas, 2013/8144 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, iftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268. maddesinde tanımlanan, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanarak başkası hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlaması gerektiği, somut olayda sanığın ilk olarak kolluk görevlilerine kardeşi ...'ye ait kimlik bilgilerini vererek, kendisini bu kişi olarak tanıtmak suretiyle parmak izi formu düzenlemesini sağlamak şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinde düzenlenen resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı gözetilmeden, ayrıca suç vasfında yanılgıya düşülerek iftira suçundan da yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle, kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
2. Hükümlünün de aralarında bulunduğu mevsimlik işçilere yönelik kolluk güçlerince yapılan kimlik kontrollerinde, hükümlü ...'nin kendisini ağabeyi olan mağdur ... olarak tanıttığı ve mağdura ait kimlik bilgilerini kullanması nedeniyle mağdur adına (yakalama emri, adli muayene raporu gibi.) belgeler düzenlenmesi sonrasında yapılan parmak izi incelemesi sonucunda gerçek kimlik bilgilerine ulaşıldığı inceleme konusu olayda; hükümlüye isnat olunan herhangi bir suç soruşturması veya kovuşturmasının bulunmaması, savunmasına göre denetimli serbestlik tedbirinden kaçmak amacıyla kendisini mağdurun kimlik bilgileriyle tanıtması ve mağdur adına soruşturma evraklarının tanzim edilmesi şeklindeki eyleminin bütün olarak 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde tanımlanan "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı gözetilmeden, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan da yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
3. İnceleme konusu hükümde, hükümlü hakkında iftira suçundan mahkumiyet hükmü kurulmayıp, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin

kullanılması" suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu gözetildiğinde, bu suç yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.