8. Ceza Dairesi 2022/1021 E. , 2024/3018 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/524 E., 2017/106 K.
SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2017 tarihli ve 2016/524 Esas, 2017/106 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 20.04.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 tarihli ve 2021/18919 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2022 tarihli ve KYB-2022/26764 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2022 tarihli ve KYB-2022/26764 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10/06/2020 tarihli ve 2019/27995 esas, 2020/13032 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, anılan Mahkemesince sanık hakkındaki adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ise de, sanık hakkında neticeten adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun "Mükerrirlere ve Bazı Suç Faillerine Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri" başlıklı 108 inci maddesi;
"Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c) (Ek:14/4/2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının,
d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin,
İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir..."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5275 sayılı Kanun'un adli para cezasının infazını düzenleyen 106 ncı maddesinde ise mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında verilen sonuç cezanın adli para cezası olması karşısında, 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezalarına ilişkin olduğu ve Kanun'un adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106 ncı maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır.
5. Açıklanan nedenlerle, hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 16.03.2017 tarihli ve 2016/524 Esas, 2017/106 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hükümden, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin yedinci fıkranın çıkartılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!