8. Ceza Dairesi 2021/9879 E. , 2023/9808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/163 E., 2016/537 K.
MÜŞTEKİ : Şahabettin Şançı
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 10 ay hapis (erteli) ve 20,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; sübuta, suçun unsurunun oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın adına kayıtlı olan GSM hattından ''sizin kaçak elektrik bedeli geri ödeme olarak 2.160 TL alacağınız var, bundan dolayı tarafinızdan kredi kartı bilgisini istiyoruz" şeklinde söylenerek, müştekinin kredi kartı bilgilerinin sorulduğu, müştekinin banka kartı bilgilerini vermesinden sonra ise bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden 499,00 TL'lik harcama yapıldığı, soruşturma aşamasında zararın sanık tarafından giderildiği iddiasına ilişkindir.
2. Müştekinin 5892 **** **** 0764 bankamatik kartının bilgileri kullanılarak ... Doğrudan Satış isimli işyerinden at:18:12 sıralarında 499.00 TL'lik çekim yapıldığı tespit edilmiştir.
3. ... Doğrudan Satış isimli işyerinin yetkilisinin sanık ... olduğu bildirilmiştir.
4. 0549 537 69 01 numaralı GSM hattının sanık ... adına olduğu belirlenmiştir.
5. Müşteki beyanında, ''07/01/2015 tarihi akşam saatlerinde evde oturduğum sırada 0549 537 69 01 numaralı hattan kullanmakta olduğum 0539 917 36 95 numaralı hattı tanımadığım bir bayan şahıs arayarak 2.160,00 TL olan kaçak elektrik kullanma bedelini benim adıma elektrik kurumundan tahsil edeceklerini ve bunun için benden bankamatik kartımın bilgilerini vermemi istedi. Ben de kendisine inandım ve adıma kayıtlı İş Bankası nezdinde açılan 5892 **** **** 0764 kart numaralı, 8010 ****104 hesap numaralı, 300***660 müşteri numaralı bankamatik kartımın bilgilerini verdim, ancak hemen sonra dolandırıldığımı anladım. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra hemen oğlum ...'yı telefonla arayarak söz konusu bankamatik kartımın iptal ettirmesini istedim. Daha sonra bugün yani 08/01/2015 tarihinde kendim İş Bankası Kahta Şubesine gittim ve bana söz konusu bankamatik kartımdan 593,90 TL çekildiğine ilişkin dekont verdiler. daha sonra beni telefonla bir erkek arayıp kendisinin çiftlik sahibi olduğunu parayı iade edeceğini söyledi. Yaklaşık 5-6 ay kadar önce de PTT şubesinden hesabıma paranın tamamını tekrar yatırdılar, zararım kalmadı.'' şeklinde anlatımda bulunmuştur.
6. Sanık savunmasında, ''Şahabbetin sahibi olduğum şirketin müşterisidir o gün ve o saatte benim tarafımdan aranmıştır, biz zaten müşterilerimizi telefonla ediniyoruz, satışlarımızı da müşterilerimize telefonla anlatarak yönlendirerek yapıyoruz, www.....com sitesi üzerinden müşterilerimiz kart bilgilerini girerek almak istedikleri paket ve ürünü satın almaktadırlar Şahabettin de böyle bir müşterimizdir, kendisinin bizden hizmet veya ürün satın aldıktan sonra iade talebi kesinlikle olmamıştır, kendisinin iade talebinin ve bahsi geçen şikayetinin bu şekilde olduğunu karakola çağrıldığımda öğrendim kendisini hemen aradım şirketimin isminin bu şekilde anılmış olmaması nedeni ile yaptığı harcamanın tamamından fazlasını 495 TL şeklinde ödedim bunu da mahkemenize sunuyorum dedi alındı dosyaya eklendi. Devamla kendisi ile görüştümde yanlış anlaşılma olduğunu kendisi de ifade etti, kesinlikle kredi kartını kötüye kullanma gibi bir durum yoktur biz en yüksek güvenlikli olan güvenlik sistemi ile bankayla çalışıyoruz, kişi kredi kartı bilgilerini girdiğinde kişiye kısa mesaj olarak hangi şirketten hangi tarih ve saatte alacağına dair mesaj gider, bu mesaj tek kullanımlık bir şifre içerir, kişi bu şifreyi sisteme girmediği takdirdi kesinlikle bir ücret çekilmesi mümkün değildir, şirketim ve ben üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyoruz,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dosyadaki olgular ve müştekinin istikrarlı beyanları, müştekinin iletişim kurduğu telefonun sanık adına ve alışveriş yapılan işyeri yetkisinin sanık olması birlikte değerlendirildiğinde; telefonundan aranılarak kaçak elektrik bedeli geri ödemesine yardımcı olunacağı söylenerek banka kartı bilgileri talep edilen müştekinin, bilgileri paylaşması üzerine kredi kartı ile suç tarihinde çekim işlemi yapıldığı, sanık her ne kadar ''danışmanlık hizmeti verdiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, müştekinin iradesini fesada uğratarak elde ettiği banka kartı bilgilerini kullanarak rızası dışında çekim işlemi yapıldığı, yine sanığın yanında çalışan ve aramayı gerçekleştiren personelin, kendisinin emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olduğundan aramanın sanık tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun da sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, sanık müdafinin, sübuta, suçun unsurunun oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş ve hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddine karar verilmiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!