WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/9547 E.  ,  2023/10232 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/651 E., 2016/469 K.
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan verilen beraat kararına karşı, sanık müdafinin temyiz talebinin sadece sanık lehine vekalet ücretine hükmolunmaması ile sınırlı olduğu ve temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolvadin Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan beraatine, sanık ... hakkında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği
Beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği
1. Eksik araştırma ile karar verildiğine,
2. Suç işleme kastıyla hareket edilmediğine,
3. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
4. Atılı eylemin başkaları tarafından gerçekleştirildiğine,
5. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
6. Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan hükmün kesin nitelikte olduğuna ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; olay günü sanık ...'un sahibi olduğu şirket bünyesinde kullanılmakta olan 0216'lı numaradan mağduru arayan şahsın, Türkiye Cumhuriyeti Sigortalar Müdürlüğü ... Sigorta isimli şirketten aradığını, sigorta borcunun bulunduğunu, peşin ödemesi halinde daha az ödeyeceğini söyleyerek mağduru ikna edip kredi kartı bilgilerini ele geçirdiği, ardından söz konusu kredi kartı ile sanığın alt bayisi olduğu ... Teknoloji A.Ş. isimli firmadan 795,00 TL alışveriş yapılmak suretiyle atılı suçun işlendiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünde;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer verilen; ''Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine hazine aleyhine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
1. Mahkemece hangi ilamın tekerrür uygulamasına esas alındığı açıkça belirtilmemiş ise de, dosyada mevcut adli sicil kaydına göre, sanığın suç tarihi itibarıyla bir adet mahkumiyet ilamının bulunduğu, mala zarar verme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte adli para cezasına ilişkin olduğu, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı ve başkaca da tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla; suç tarihi itibarıyla adli sicil kaydına göre ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık irdelenmeden, "Yasal şartları oluşmadığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık hakkında hüküm kurulduğu sırada, 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve 168 inci maddesinin tatbiki suretiyle hapis cezası yanında belirlenen 1 tam gün karşılığı adli para cezası üzerinden, aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldığı esnada, neticeten yine 1 tam gün karşılığı adli para cezasına hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Dosyada mevcut PTT ödeme belgesi, mağdurun beyanı, sanığın savunması ve dosya kapsamına göre, sanığın, mağdurun uğramış olduğu zararı soruşturma aşamasında giderdiği anlaşılmakla, Mahkemece, 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesi uyarınca cezanın üçte ikisi oranında indirim yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamış ise de, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci fıkrası yerine aynı maddenin ikinci fıkrasının gösterilmesi, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı bulunmuştur.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın, bozma sebepleri dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünde;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; ''Hakkında beraat kararı verilen sanık ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinin (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkralarında açıklanan nedenlerle Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri uyarınca, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.