WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/9443 E.  ,  2023/3822 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜMLER : Beraat - mahkumiyet

Sanık ...'ın kendisi hakkında İftira suçundan verilen beraat kararının gerekçesine yönelik bir temyiz istemi bulunmadığı gibi kararı da süresinde temyiz etmediği yapılan ön incelemede tespit edilmiştir.
Sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği
temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kaman Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2014 tarihli iddianamesiyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, sanık ... hakkında iftira suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 5 ay hapis cezası ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına cezanın suçtan önceki hale getirilmesine çevrilmesine karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında iftira suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Saadettin Ünal ve ...'ın temyiz istemleri suça konu yerin atalarından kaldığına, suç kasıtlarının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, cezanın ertelenmesi gerektiğine, eksik araştırmayla karar verildiğine ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz istemi somut delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, kastının bulunmayıp iyi niyetli olduğuna beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ...'in temyiz istemi somut delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, kastının bulunmayıp iyi niyetli olduğuna, suça konu yeri satın almak için Mal müdürlüğüne başvurduğuna, talebinin kabul edildiğine, kamuya ait korunacak yarar kalmadığına, vesaireye ilişkindir.
Sanık ...'in temyiz istemi tek bir eylemi nedeniyle iki kez mahkum olduğuna, daha önce aynı eylem nedeniyle hakkında verilen mahkumiyet kararının yargıtay da inceleme aşamasında olduğuna, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğine,suç kastının bulunmadığına, söz konusu yerin köy tüzel kişiliğine ait olduğunu öğrenince mal müdürlüğüne satın almak için başvurduğuna, mahkemece bu husus da araştırma yapılmadan karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine vesaireye ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi sanığın taşınmazı zilyet olduğunu düşünerek kullandığına, iyiniyetli olduğuna, söz konusu yer için hazineye para ödediğine,sanığın 1984 yılında çıkan yasadan faydalanmak için başvuruda bulunup kullanmaya devam ettiğine beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz istemi verilen cezadan mağdur olduğuna lehine hükümlerin uygulanıp kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ...'ın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüzde bulunduklarının tespit edildiği ve cezalandırılmaları iddiasına ilişkindir.

Sanık ...'ın Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu dilekçesinde açık kimlik bilgileri yazılı mağdur ... ile şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz ettiklerini iddia ederek şikayetçi olduğu, yapılan tespitte ...'in köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüzde bulunmadığının tespit edildiği bu şekilde iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık ... hakkında İftira suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde;
İftira suçu bakımından suç tarihinin dilekçenin havale tarihi olan 26.06.2014 tarihi yerine 25.06.2014 olarak gösterilmesi maddi hata olarak kabul edilmiştir.
19.07.2016 günü tebliğ edilen hükmü, sanığın CMUK.nın 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 02.11.2016 tarihinde temyiz ettiği ve kararın gerekçesine yönelik bir temyiz istemi bulunmadığından, beraat kararını temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığı ve yasal süre geçtikten sonra temyiz edildiği anlaşıldığından temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2. Sanıklar ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüzde bulunma suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
a-Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile ; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan " ... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış... " ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmesi nedeniyle kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.
b- Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun temadi eden suçlardan olması nedeniyle suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği tarih olan 25.12.2014 tarihi olduğu gözetilmeden suç tarihinin 25.06.2014 olarak gösterilmesi, maddi hata olarak kabul edilmiştir.

V. KARAR
1. 19.07.2016 günü tebliğ edilen hükmü, sanık ...'ın CMUK.nın 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 02.11.2016 tarihinde temyiz ettiği ve kararın gerekçesine yönelik bir temyiz istemi bulunmadığından beraat kararını temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığının anlaşılması karşısında; süresinden sonra yapılan temyizde sanığın hukuki menfaatide bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.