8. Ceza Dairesi 2021/9141 E. , 2023/4544 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, suçluyu kayırma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında suç üstlenme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesi delaletiyle 270 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ve suçluyu kayırma suçundan aynı Kanun'un 38 inci maddesi delaletiyle 283 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1. Ek savunma hakkı verilmeden tehdit suçundan hüküm kurulduğuna,
2. Tarafsız olmayan kişilerin beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğuna,
3. Eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna,
4. Suçluyu kayırma suçunun oluşmadığına ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın alkollü şekilde araç kullanıp katılan polis memurlarının bulunduğu araca çarptıktan sonra polis memurlarına yönelik tehditlerde bulunduğu ve ardından suçtan kurtulmak için olay yerine sonradan getirdiği Z.B.'yi aracı kullandığına dair beyanda bulunmasını sağlamak suretiyle suçluyu kayırmaya azmettirdiği iddiasına ilişkindir.
2. 05.11.2015 tarihli tutanak ile işletmekte olduğu kafe ile ilgili ihbar neticesinde hakkında daha önceden idari işlem yapılan sanığın polis memurlarının bulunduğu aracı yakın olarak takip ettiği, zaman zaman aracı sollayıp önlerine geçtiği, polis otosunun bir sokağa dönüş esnasında hızı düşürmek amaçlı fren yapması neticesinde sanığın duramayarak polis aracına arkadan çarptığı, polislere "nasıl araç kullanıyorsunuz, sokağa girişte fren yapılır mı" şeklinde beyanda bulunduğu, alkollü olduğu anlaşılan sanıktan evraklarının istendiği ve trafik ekibinin çağrıldığı sırada aracına binip polis memurlarının üzerine sürerek olay yerinden ayrıldıktan sonra tekrar görevlilerin yanına gelip "siz ne biçim araba kullanıyorsunuz lan, benim üzerime gelmeyin lan, beni mi döveceksiniz, geçen gün bana işlem yaptınız, beni sinkaf ettiniz, siz ikiniz Yalvaç'ta olduğunuz müddetçe rahat olmayacaksınız, sizi Yalvaç'ta yaşatmayacağım, biz Yalvaçlıyız, sivilde hiç mi görüşmeyeceğiz, ikinizle de uğraşacağım, öldünüz siz" şeklinde tehditlerde bulunduğu, ardından tekrar araca binip olay yerinden ayrıldıktan on dakika sonra tekrar olay yerine yanında Z.B. ile gelip "aracı arkadaşım kullanıyordu lan" diye bağırdığı ve Z.B.'nin de olay yerine sonradan gelmesine rağmen aracı kendisinin kullandığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3. Dosyada mevcut alkol raporu ile sanığın 0,60 promil alkollü olduğu belirlenmiştir.
4. Tanık olarak beyanına başvurulan polis memurları R.A. ve M.E., olay tutanağını ve katılan polis memurlarının ifadelerini doğrular nitelikte beyanda bulundukları belirlenmiştir.
5. Hakkında suçluyu kayırma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen Z.B.'nin 05.11.2015 tarihli kollukta alınan ifadesinde, Fenerbahçeliler Derneğinde oturduğu sırada kuzeni olan sanığın kendisini arayıp "... kafenin önüne gel, arabayı sen kullanıyordun tamam mı" deyip telefonu kapattığını, kafenin önüne gittiğinde sivil polisleri görüp yanlarına gittiğini; kovuşturma aşamasında ise, sanık kendisini çağırınca ilk başta mecburen aracı kendisinin kullandığını söylediğini, ancak sonra ifade verirken kendisinin kullanmadığını belirttiğini ifade ettiği belirlenmiştir.
6. Kollukta susma hakkını kullanan sanığın 05.11.2015 tarihli savcılıkta alınan ifadesinde, polis aracına fark etmeden kazara çarptığını, polislerle arasında tartışma çıktığını, tehdit içerikli bir söz kullanmadığını, hakaret içerikli sözlerin de kendisine yönelik olduğunu; kovuşturma aşamasında, ehliyetinin alınmaması için kuzeni Z.B.'yi çağırıp aracı onun kullandığını söylediğini, ancak sonra pişman olup doğruyu söylediklerini ifade ettiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suçluyu Kayırma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Alkollü bir şekilde araç kullanan sanığın takip mesafesini korumaması neticesinde ön tarafta seyir halinde olan polis otosuna çarparak maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, alkolsüz olduğu anlaşılan temyiz dışı sanık Z.B.'ye haber vererek olay yerine gelmesini sağladığı ve araç sürücüsünün kendisinin olduğunu söylemesi yönünde azmettirdiği ve Z.B.'nin de üstlendiği fiilin alkollü olmaması nedeniyle kendisi yönünden suç oluşturmadığı dikkate alındığında, suçluyu kayırma suçuna azmettirme eylemi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinde düzenlenen suçluyu kayırma suçu yönünden etkin pişmanlık hali düzenlenmediğinden, sanığın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay tutanağı, katılan polis memurlarının birbirlerini teyit eder nitelikte beyanları ve bu beyanları destekler mahiyette tanık anlatımlarına göre, olay tarihinden önce hakkında idari işlem yapan polis memurlarını takip edip meydana gelen kaza sonrası polis memurlarına hitaben hayatına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle sözler sarf eden sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. İddianamede gösterilen fiilin hukuki nitelemesinin sanık lehine değişmesi halinde, sanığın ek savunması alınmasa da lehe olan nitelemeye uygun hüküm kurulabilir. İddianamede, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde düzenlenen ve altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülen görevi yaptırmamak için direnme suçundan dava açıldığı, buna karşın cezanın üst sınırı (2 yıla kadar) bakımından daha lehe olan aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçundan hüküm kurulduğu anlaşıldığından, sanığın bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!