8. Ceza Dairesi 2021/8948 E. , 2023/4345 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.09.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Suça konu fişeğin sanığın cebinden değil, cüzdanının içinden çıkmış olması karşısında mahkemece suç sabit olmasına rağmen savunmasına itibar edilerek suç kastı bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın bir adet mermi taşıdığı iddiasına ilişkindir.
2. 31.08.2012 tarihli olay ve muhafaza altına alma tutanağı ile sanığın, Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Terminal son kontrol noktası X-ray cihazından geçtiği sırada kuvvetli sinyal vermesi üzerine cüzdanı tekrar X-Ray cihazından geçirildiğinde mermi olduğunun söylendiği, cüzdanını açtığında bir adet 7.65 mm çapında merminin ele geçirildiği belirlenmiştir.
3. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 03.09.2012 tarihli raporu ile ele geçen fişeğin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silah fişeklerinden olduğu belirlenmiştir.
4. Sanık savunmasında, silahının ve ruhsatının olmadığını, cüzdanına fişeği kimin koyduğunu bilmediğini ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Dairemizin süregelen uygulamalarına göre, evde veya işyerinde bulundurulan mermilerin 50 adet veya daha az olması halinde 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına; 51-250 adet arasında olması durumunda 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına; 251 adet ve daha fazla olması halinde ise 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına uyan suçun oluşacağı cihetle, sanığın havaalanında yapılan üst aramasında cüzdanının içerisinden bir adet mermi ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçtan mahkumiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2. Hüküm tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12 nci madde ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi uyarınca sanığa yüklenen pek az sayıda mermileri taşıma veya bulundurma suçunun temas ettiği, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçun önödeme kapsamına alındığı anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Dairemizin 2020/2463 esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!