8. Ceza Dairesi 2021/8770 E. , 2023/10505 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/8 E., 2016/461 K.
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 2 yıl hapis cezası ve 1.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısı'nın temyiz istemi; yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında erteleme kararının verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına, somut delil bulunmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma ile usul, yasaya ve hukuka aykırı karar verildiğine, ilişkindir.
3. Sanığın temyiz istemi; verilen kararın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İncelemeye konu olay; sanığın yetkilisi olduğu firmadan aranan mağdureye, dosya masrafının iadesi konusunda yardımcı olunacağının belirtilmesi, akabinde mağdurenin kartından bilgisi ve rızası dışında 561,30 TL harcama yapılması, iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Dava dosyası kapsamına göre, dosyadaki olgular itibarıyla sanık ... adına "Bireysel Müşteri" olarak abone kaydı bulunan 0212 *** 96 78 numaralı hattan aranan mağdureye dosya masrafı iadesi yapılacağı söylenerek, mağdureden kredi kartı bilgileri alındıktan sonra, kendisine gelen şifrenin iletilmesi istendiği ve akabinde internet yoluyla alışveriş sitesinden mağdurenin kredi kartından 561,30 TL harcama yapıldığı sabittir.
Sanık her ne kadar sahibi olduğu firmanın "şirket yetkilisi olduğunu ve mağdureye rızası ile sağlık, danışmanlık ve check-up hizmet satışı yapıldığını" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, mağdurenin aşamalarda alınan beyanında kendi cep telefonunu arayan kişinin "dosya masrafını iade edeceğini söyleyerek" ikna edip kart bilgilerini aldığı ayrıca sanık adına kayıtlı olan telefon numarasının bir firmaya ait olmayıp, bireysel müşteri olarak kayıtlı olduğu sabittir. Sanığın iddia ettiği hizmet satışına ilişkin fatura ibraz edememesi ve UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılan dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğunu iddia ettiği şirketin bu şekilde faaliyet sürdürdüğü ve bu durumu bilerek hareket ettiği, eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, Tebliğname'de (1.) numaralı paragraftaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Sanığın UYAP entegrasyon ekranından temin edilen güncel adli sicil kaydından anlaşılan, suç işleme eğilimi ve kişiliği, sonuç ceza miktarı ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin uygulanması hususuna ilişkin Mahkeme gerekçesinde isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'de (2.) numaralı paragraftaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
3. Mağdurenin anlatımını doğrulayan Ziraat Bankası'na ait kredi kartının hesap ekstresi ve sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunması ile tüm dosya kapsamındaki deliller karşısında, Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve sanığın temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.05.2016 tarihli kararında, Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!