8. Ceza Dairesi 2021/8305 E. , 2023/10109 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/187 E., 2016/872 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama, Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.
2. Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/187 Esas, 2016/872 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyete yeterli, kesin inandırıcı delil bulunduğu, beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık ... ve katılanın 2013-2014 yılları arası bir dönem arkadaşlık yaptıkları, katılan ile gittiği lokantada hesabı ödemek üzere aldığı katılana ait kredi kartını iade etmediği, katılanın bilgisi ve rızası dışında harcamalar yaptığı, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan vekili 07.11.2014 havale tarihli dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek katılan ile bir dönem arkadaşlık yapan sanığın kendisi hakkında yanıltıcı bilgiler verdiği, güvenini sağlayarak kredi kartlarını kullandığı, kredi çektirip parasını aldığı, restoranda yemek yedikleri esnada üzerinde para olmadığı söylemi ile katılan kredi kartını istediği, daha sonra rıza ile almış olduğu kartı iade etmeyerek bilgi ve rızası dışında harcamalar yaptığından bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmış, yazı ekinde 06.06.2013 tarihinden 10.01.2014 tarihine kadar yapılan harcamaların işaretlenmiş olduğu kredi kartı hesap hareketleri gönderilmiştir.
3.Tanık ..., katılan talebine rağmen sanığın kredi kartını iade etmediğini, katılan ile birlikte ısrarcı olmaları sonucu iade ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Sanık, katılan bilgisi dahilinde kredi kartını kullandığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan vekilinin temyiz sebepleri yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, oluşa göre katılan ile daha önce arkadaşlık eden sanığın katılan rızası dahilinde aldığı katılana ait kredi kartını iade etmeyerek bilgi ve rızası dışında harcama yaparak başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddia edilen olayda, katılanın rıza ile sanığa verdiği kredi kartı ile harcama yaptığından haberdar olduğu halde herhangi müracaatta bulunmayarak daha önce sanığa vermiş olduğu borç para nedeniyle aralarında çıkan anlaşmazlık sonrası şikayetçi olması karşısında sanığın savunması aksine katılan kredi kartını bilgi ve rızası dışında kullandığına dair her türlü şüpheden arındırılmış, kesin somut delil bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden
Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu ve hukuki yararı bulunduğu değerlendirilmekle sadece vekalet ücreti yönünden yapılan incelemede, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre sanık lehine hazine aleyhine maktu vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/187 Esas. 2016/872 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de, sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ikinci bendinden sonra gelmek üzere, “Sanık ... kendisini müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1.800,00 TL vekalet ücretinin hazineden tahsili ile bu sanık ...'a verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!