WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/716 E.  ,  2023/6228 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/565 E., 2016/49 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 10 ay hapis ve 640,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, müştekinin danışmanlık hizmeti satın aldığına, işlemin 3D güvenlik şifresi ile yapıldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın ... Ajans Danışmanlık firmasının yetkilisi olduğu, cep telefonundan birkaç kez aranan müştekiye, bazen sigortadan bazen vergi dairesinden aradıklarını söyleyerek kredi kartı numarasını istedikleri, sonra bir numara verip okumasını istedikleri, müştekinin de bu numarayı okuduğu, Garanti Bankası kredi kartından bilgisi ve rızası olmaksızın 325,00 TL çekim yapıldığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm; olay tarihinde sanığın yetkilisi olduğu çağrı merkezince müştekinin arandığı, sigortadan ya da vergi dairesinden arandığının söylemesi üzerine inanarak kredi kartı bilgilerini verdiği, daha sonra müştekinin kredi kartından rızası hilafına 325,00 TL çekim yapıldığı, dosya içerisinde bulunan Garanti Bankası A.Ş’nin cevabi yazısından işlemin 3D secure şifresi ile yapıldığının belirtildiği anlaşılmakla; sanığın, suç tarihinde katılanın iradesini fesada uğratarak elde ettiği kredi kartı bilgilerini kullanarak rızası dışında para tahsilatı suretiyle atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu işlediği anlaşılmakla; mahkemenin sübuta ve suç vasfına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir ancak;
1. Atılı suçtan hüküm kurulurken, temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenerek hükümde çelişkiye neden olunması,
2.Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar mahkumiyet niteliğinde bulunmamaktadır. Sanık hakkında kurulan hükümde, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hakkında daha evvel hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle, suç tarihinin de 27.06.2014 tarihinden önce olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.