8. Ceza Dairesi 2021/7105 E. , 2023/5830 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/165 E., 2016/345 K.
SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2016 tarihli iddianamesiyle genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli kararı ile sanığın genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın katılan ile önceye dayalı husumeti nedeniyle gerçekleştirdiği eylem nedeniyle silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık tarafından sunulan temyiz dilekçesinde somut bir neden gösterilmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın pompalı tüfek ile havaya birden çok kere ateş ettiği ve katılan ...'a ait evin balkon kısmının isabet eden saçma taneleri nedeniyle zarar gördüğü, sanığın genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve olası kastla mala zarar verme suçlarını işlediği, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereği en ağır cezayı gerektiren fiil olan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan cezalandırılması gerektiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden,
Katılana ait balkonun tavanına ateş açıldığı yönünde yapılan ihbar üzerine soruşturma başladığı, katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanında, silah sesi duyması üzerine balkonuna baktığında balkonun tavan ve duvarına tüfek saçması isabet ettiğini gördüğünü, ateş eden şahısların itfaiye önünden yürüyerek gittiklerini beyan etmiş, şüphelilerin gidebilecekleri güzergahta yapılan araştırmada olay yerine yakın bir mesafede sanıkların aralarında 5 metre olacak şekilde yürüdüklerinin görüldüğü ve şüpheli olarak beyanlarının alındığı anlaşılmıştır.
Katılanın kovuşturma aşamasında alınan beyanında benzer ifade verdiği, sanıkları tanıdığı veya aralarında husumet bulunduğuna dair bir anlatımının olmadığı görülmüştür.
Dava dosyası içerisinde bulunan 26.01.2016 tarihli tutanakta, ... Kafe işyeri sahibi A.K.'nin 155 i arayarak yerde boş bir av tüfeği kartuşu bulduğunu bildirdiği, kendisi ile yapılan görüşmede, iki şahsın tüfek ile havaya ateş ettiğini gördüğünü beyan ettiği hususu tutanak altına alınmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle, olay günü sahilde alkol aldığını, bir şahsın gelip tüfek satmak istediğini, husumetli olduğu kişiler olduğunu, bu nedenle tüfeği satın aldığını ancak ateş etmediğini beyan etmiştir.
Tüm dava dosyası içeriği, katılan ve sanık anlatımları ile olay ve yakalama tutanak içeriklerine göre, sanık ile katılan arasında önceye dayalı husumet olduğu ve bu nedenle ateş ettiğine dair hiçbir iddia ve delil bulunmaması karşısında, eylemin silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın temyiz itirazları yönünden,
Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden 2709 sayılı T.C. Anayasası'na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, bozma gerekçesi yönünden Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, ....07.2023 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!