8. Ceza Dairesi 2021/4535 E. , 2023/7610 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/814 E. 2016/192 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 15/04/2015 tarihli iddianamesi ile sanıkların, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılmaları talep olunmuştur.
2. Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03/03/2016 tarihli, 2014/814 Esas 2016/192 Karar sayılı kararı ile sanıkların, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri
a. Sanık atılı suçu işlememesine rağmen hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
b. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
c. Aksi kanaat hainde sanığın eyleminin dolandırıcılık olarak değerlendirilerek uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
d. Sanığa iddianame okunmadan yargılama yapılarak ve son söz verilmeden hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığına,
İlişkindir
2. Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri
a. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
b. Eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıklar adına kayıtlı numaralardan sırasıyla aranan katılana, "Sigortasının iptal edileceği" belirtilerek, kart bilgileri ve telefonuna gelen şifreler edinilmek suretiyle, karttan yaklaşık 5 saat ara ile toplamda 998,00 TL harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılana ait Ziraat Bankası 4446 **** **** 2407 numaralı kredi kartından, olay tarihinde internet üzerinden mail order yöntemi ile, ... Elektronik'den 10:13 de 498,00 TL lik, 14:59 da ise internet üzerinden 500,00 TL lik harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü dosyada mevcuttur.
3.Aramayı gerçekleştiren 0542 829 36 60 numaralı hattın sanık ... adına, 0533 946 26 24 numaralı hattın ise sanık ... adına kayıtlı olduğuna dair yazı cevapları ve olay tarihinde kayılanı aradıklarına dair HTS kayıtları dosyaya celp edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sübuta, Suçun Yasal Unsurlarına ve Suç Vasfına İlişkin
Dosyadaki olgular ve katılanın istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar adına kayıtlı olduğu belirlenen 0542 829 ** ** ve 0533 946 ** ** numaralı hatlardan aranan katılana, "Sigorta bedbelinin iade edileceği" söylenerek kart bilgilerinin istenildiği, bunun üzerine katılanın kartına iade yapılacağı düşüncesi ile, Ziraat Bankası 4446 **** **** 2407 numaralı kredi kart bilgileri ve telefonuna gelen şifreyi verdiği, akabinde kartından ... Elektronik'den 10:13 de 498,00 TL'lik, 14:59 da ise internet üzerinden 500,00 TL'lik harcama yapıldığı sabittir.
Sanıklar her ne kadar savunmalarında "Ürün satışı yaptıklarını, bu nedenle katılanın aranmış olabileceğini" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanıkların benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, bahsettikleri şirketin bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların eylemlerinin sabit olduğu, yine aramanın şirkette çalışan ve yetkilisinin emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanıkların cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin
Mahkeme tarafından savunması alınan sanıklara öncesinde 5271 sayılı Kanun'un 147 inci maddesi ve 191 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendindeki yasal hakları okunarak bilgi verildiği ve sanıkların savunma yapmak için süre ve avukat talep etmediklerini beyan ederek savunma yaptıkları, ayrıca 5271 saylı Kanun'un 194 üncü maddesinin ikinci fıkrasında "Sorgusu yapılmış olan sanığın izleyen oturuma gelmemesi durumunda, davanın yokluğunda bitirilebileceğinin " hükme bağlanmış olması karşısında, usule uygun savunmaları alınan sanıkların yokluklarında yargılamaya devam edilerek karar verilmesinde herhangi bir usule aykırılık görülmemiştir
B. Diğer Yönlerden
Katılana ait kartın, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birlikte hareket eden sanıklar tarafından 5 saat ara ile iki farklı siteden alışverişte kullanılmış olması karşısında, sanıklar hakkında cezalandırma yapılırken 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın eleştirilen neden dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri ayrı ayrı reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03/03/2016 tarihli, 2014/814 Esas 2016/192 Karar sayılı sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz taleplerinin ayrı ayrı reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!