8. Ceza Dairesi 2021/4349 E. , 2023/4292 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlali, iftira, suç uydurma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, iftira suçundan 267 nci maddesinin birinci fıkrası, suç uydurma suçundan 271 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis, iftira suçundan 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis, suç uydurma suçundan 271 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezaların aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği 5 ay süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
Verilen cezalar nedeniyle mağdur olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın katılanların ikametine gece vakti rızaya aykırı olarak girdiği, katılanların evinde bulunan kendisine ait ayakkabıların bir hafta önce çalındığını belirterek suç uydurduğu ve katılanların kendisine asılsız suçlamalarda bulunduğunu belirterek iftira suçunu işlediği iddialarına ilişkindir.
2. Katılan ..., olay günü saat 10.00 sıralarında evden çıkarken çocukları okuldan döndüğünde içeri girebilsinler diye kapının önündeki ayakkabı içerisine anahtarı koyup çıktığını, akşam saatlerinde eve döndüğünde ev içerisinde 41 numara yabancı bir ayakkabı gördüğünü, evdeki pencerelerden birinin de açık olduğunu, evdeki ayakkabıyı önce eşine sonra da komşulara sorduğunu, üst kat komşusu ...'nin kendisine ayakkabının bir hafta önce oğlunun kaybolan ayakkabısı olduğunu söylemesi üzerine sanığın ikametlerine girdiğini anladığını belirterek şikayetçi olduğu belirlenmiştir.
3. a) Sanık 16.05.2015 tarihli kolluk ifadesinde, "Komşum ...'in evinden çıkan ayakkabılar benim bir hafta önce kapının önünden kaybolan ayakkabımdır. Ayakkabım puma marka siyah renk 41 numara üzerinde pumanın işareti olan kaplan resmi vardı. Ben dün yani 15.05.2015 günü saat:21.00 sıralarında evden çıkarak camiye gittim, saat:22.00 sıralarında eve geldim. Benim bir hafta önce çalınan ayakkabımın o eve nasıl girdiğini bilmiyorum, ben ayakkabılarımı çalındıktan sonra ilk defa bugün gördüm. Komşumun evine kesinlikle girmedim, anahtarlarınında dışarıda ayakkabı içerisinde olduğunu bilmiyordum. Ben işlemediğim bir konu hakkında suçlandığım için ... ve ...'den davacı ve şikayetçiyim." şeklinde beyanda bulunduğu belirlenmiştir.
B) Sanık 12.06.2015 tarihli savcılık ifadesinde, "...alt komşumuz olan ... ve ...'in ikametgahına olay günü olan 15/05/2015 tarihinde akşam saat 21.30 - 22.00 sıralarında camiden dönerken ... ve ...'nin kızı ...'e mektup bırakmak için ... ve ...'nin aynı zamanda ...'nin ikamet ettiği eve girdim. Ben kapıyı ... camiye giderken kapının önünde bulunan ayakkabının içine anahtarı koyduğunu gördüm. Anahtarı oradan alarak eve öyle girdim. Girdikten 5-10 dk sonra ...'nin annesi, ... ve küçük kardeşi olan ... eve geldiğimi duyunca salonda bulunan antreden yani balkondan dışarıya çimlerin üzerine atladım. Oradan da eve geçtim. Evin içinde bulunan ayakkabılar bana aittir. Ben eve girdiğimde ayakkabımı çıkartıp ayakkabılığa koydum. Ev sahipleri gelince de ayakkabıları alamadığım için evde kaldı. Ben evden herhangi bir şey almadım. Amacım sadece ...'ye mektup bırakmaktı. Ben kollukta her ne kadar farklı ifade vermişsem de bundan pişmanlık duyarak şimdi doğruyu söyledim." şeklinde beyanda bulunduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden
1. Katılanlar ve tanık beyanları, sanığın ikrarı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın komşuları olan katılanların ikametine kapı önündeki ayakkabı içinde bulunan anahtar ile gece vakti rızaya aykırı olarak girdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin "birinci fıkrası" yerine "ikinci fıkrası" olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. İftira ve suç uydurma suçlarından kurulan hükümler yönünden
Sanığın, komşusu olan katılanların ikametine mektup bırakmak için eve girip ev sahiplerinin geldiğini anlaması üzerine ayakkabılarını ev içerisinde bırakıp telaşla pencereden kaçması üzerine katılanların şikayeti ile hakkında başlatılan soruşturma kapsamında 16.05.2015 tarihli kollukta alınan ilk ifadesinde, bulunan ayakkabıların bir hafta önce kapı önünden çalındığına ve haksız yere suçlandığını belirterek katılanlardan şikayetçi olduğuna dair beyanlarının savunma hakkı kapsamında kaldığı ve kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğundan suç uydurma ve iftira suçlarına ilişkin kastının bulunmadığının anlaşılması karşısında, unsurları itibariyle oluşmayan suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bölümünün birinci paragrafında yer alan "116/2" ibaresi yerine "116/1" yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. İftira ve suç uydurma suçlarından kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!