WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/3572 E.  ,  2023/6507 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/113 E., 2016/41 K.
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Cumhuriyet savcısının bir aylık temyiz süresini geçirdikten sonra 23.02.2016 tarihinde kararı temyiz ettiği yapılan ön incelemede anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Datça Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli kararı ile sanığın hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5.000,00 TL adli para cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Temyiz kapsamına göre;
Sanık müdafiinin temyiz istemi, şikayet süresinin geçtiğine, ceza zamanaşımı süresinin dolduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastı olmadığına, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın ortak alan olan bahçeyi izinsiz olarak işgal ederek üst kat komşusu olan katılanın kullanımına engel olduğu iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A.Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteğine Yönelik;
Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 gün, 2007/3-167 Esas, 2007/222; 10.06.2014 gün ve 2013/12-834 Esas, 2014/321 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Yasa uyarınca duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararlarına yönelik Cumhuriyet savcılarının temyiz süresi; 5320 sayılı Yasa'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre tefhimden itibaren bir ay olup, cumhuriyet savcısının 22.01.2016 günü verilen hükme karşı, yasal süre geçtikten sonra 23.02.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re'sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğine Yönelik;
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, sanık savunması, katılan ve tanık bayanları, keşif, 03.11.2015 ve 24.02.2015 tarihli bilirkişisi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın ortak alan olan bahçeye izinsiz olarak teras ve pergole yaparak üst kat komşusu olan katılanın kullanımına engel olduğu, bilirkişi raporlarında, dava konusu pergole ve terasın ortak kullanım alanında projesiz olarak imal edildiği, bu alanın işgal edildiği ve diğer kat malikinin ortak alandan yararlanmasına engel teşkil ettiğinin tespit edildiği ve keşif esnasında tecavüzün devam ettiği anlaşıldığından müdafiinin atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastı olmadığına ilişkin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesi birinci fıkrası (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrildiği sırada hesap hatası yapılarak 5 ay hapis cezasının 150 gün yerine 250 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesi suretiyle sonuç cezanında "3.000,00 TL" yerine "5.000,00 TL" olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini ve suçun temadi etmiş olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği iddianame tarihi olan 09.03.2015 tarihi olduğunun gözetilmemesi mümkün
dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteğine Yönelik;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğine Yönelik;
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, gerekçeli karar başlığından suç tarihinin çıkartılarak yerine "09.03.2015" yazılması, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesi birinci fıkrası (a) bendi uyarınca 5 ay hapis cezasından çevrilen adli para cezasına esas alınan 250 günün 150 güne ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 liradan hükmolunan 5.000,00 TL adli para cezasının 3.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.