8. Ceza Dairesi 2021/346 E. , 2023/6624 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/632 E., 2016/605 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mağdurlara karşı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal, suçlarını işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi (2 kez) ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Konya (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli kararı ile sanık ... ... hakkında birden fazla kişi ile birlikte; her iki mağdura karşı ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca "1 yıl 3 ay " hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına; karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... ...'nın temyiz isteği;
1. Mağdurların şikayetçi olmamasına rağmen düşme kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun sübuta ermediğine,
2. Zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği,
3. Haksız tahrik indirimin uygulanması gerektiğine,
Vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, temyiz dışı diğer iki sanıkla beraber mağdurlara polis olduklarını ve kendilerini karakola götüreceklerini söyleyerek hile ile arabaya bindirmeye çalışmaları, mağdurların direnmesi sonucu zorla araca bindirerek hürriyetlerinden yoksun kılmaları, mağdurların kimliklerinin yanında olmadığını söylemesi üzerine sanıkların, kimlikleri almak için mağdurları evlerine götürmeleri iddiasına ilişkindir.
2. Tanık .... olay günü eve geldiğinde, sanıkları gördüğünü sanıkların polis olduklarını ve annesi ...'yi karakola götüreceklerini söylemeleri üzerine sanıklara polis kimliklerini sorduğunu ancak şahısların kaçtıklarını eve zorla girme durumunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. 16.04.2015 tarihinde saat 03.00 ve 04.00 da toplamda 2 kez olmak üzere mağdurlara sanıkların teşhisi için teşhis işlemi yaptırılmış olup şahıs teşhis tutanaklarına göre mağdurlar 2 farklı teşhis işleminde de sanıkları teşhis etmişlerdir.
IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz İsteği Yönünden;
Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunda, tüm delillerle vardığı sonuç itibariyle mahkemenin sübuta ilişkin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, şikayete bağlı suçlar arasında yer almaması, zincirleme suçun unsurlarının oluşmadığı, sanığın haksız tahrik altında mağdurları zorla araca bindirerek kişi hürriyetinden yoksun kılmalarını gerektirir mağdurlara ait haksız eylemlerin var olmadığı anlaşıldığından sanığın temyiz itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmış, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
1. İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında, sanık hakkında sonuç ceza olarak "1 yıl 3 ay " şeklinde hüküm kurulmuş olup, ilgili hükmün infaza elverişli, açık ve net olmadığı, düzeltilmesi gereken maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2. Sanığın, temyiz dışı diğer iki sanıkla beraber mağdurlara polis olduklarını ve kendilerini karakola götüreceklerini söyleyerek hile ile arabaya bindirmeye çalışmaları, mağdurların direnmesi sonucu zorla araca bindirerek hürriyetlerinden yoksun kılmaları, mağdurların kimliklerinin yanında olmadığını söylemesi üzerine sanıkların, kimlikleri almak için mağdurları evlerine götürmeleri ve konut dokunulmazlığını ihlal ettikleri iddiasında yapılan yargılamada; mahkemece de sanık ...'in kendisini polis olarak tanıtıp mağdurları araca bindirmek istediği, mağdurların kabul etmemesi üzerine zorla araca bindirdikleri kabul edilmekle, suçun hileyle ve zorla işlenmesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesi ikinci fıkrası gereğince hüküm kurulması gerekmekte olup ayrıca sanıkların mağdurları zorla araca bindirerek salıverildikleri yere götürülmeleriyle suçun tamamlandığı gözetilmeden teşebbüsten indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Ancak söz konusu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alındığında, yeniden verilen hükmün, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağı gözetilerek kararın bozulması gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Konya(Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/632 Esas, 2016/605 Karar sayılı kararına yönelik yapılan inceleme neticesinde, hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tebliğnameye aykırı olarak, kazanılmış hakkı saklı tutularak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!