8. Ceza Dairesi 2021/334 E. , 2023/6655 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/219 (E) ve 2016/672 (K)
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ın temyiz isteği;
1. Mağdureye karşı herhangi bir cebrinin bulunmadığına,
2. Sunduğu tanıkların dinletilmediğine,
3. Hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, tarafların tartışması sonucu, sanığın olay tarihinde evinden dışarı çıkmak ve kolluk kuvvetlerine başvurmak isteyen mağdurun dışarı çıkmasını cebir kullanarak engelleyip mağdura vurarak ve "... Şikayetinden vazgeç, söyle polislere gitsinler yoksa kötü olur..." şeklinde tehditte bulunmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkindir.
2. Mağdure ... ..., sanık ...'ın eve alkollü geldiğini fark edip odasına gittikten sonra sanık ... mağdurenin bulunduğu odanın camını kırarak kendi elini yaralamıştır.
3. Sanık kendini yaraladıktan sonra mağdure kolluk kuvvetlerine haber vermiştir.
4. Kolluk kuvvetleri olay yerine geldiklerinde sanık ...'ı karakola götürmeleri gerektiğini beyan ederek evden dışarıya çıkartmaya çalışmış ancak meselenin ciddi olmadığını beyan eden sanık evde durmak için ısrar etmiştir.
5. Kolluk kuvvetlerinin sanığı ikna etmeye çalıştığı esnada mağdure evden dışarı çıkmaya çalışırken sanık mağdurenin yüzüne ve koluna vurmak suretiyle yaralamış ve 2.5 saat boyunca mağdurun evden ayrılmasına izin vermemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık ... hakkında kurulan hükümde, tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkûmiyet, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçuna ilişkindir.
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun ilk fıkrası uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Sanığın söz konusu ilam dışında tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığı anlaşıldığından, bahse konu suçtan mahkûmiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın mağdureye karşı herhangi bir cebrinin bulunmadığına, sunduğu tanıkların dinletilmediğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine ilişkin temyiz sebeplerine yönelik olarak,
Karara konu olayda; sanık ...'ın eşinin yüzüne ve koluna vurduğu Turgutlu Devlet Hastanesinden alınan 01.03.2016 tarihli sağlık raporu, müşteki ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde cebrin gerçekleştiği sabit görüldüğünden sanığın bu yöndeki temyiz sebebi reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık ...'ın olayı yakından gören çocuklarının tanık olarak dinletilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin eksik araştırma yaptığını temyiz dilekçesinde belirtmiştir. Ancak ilk derece mahkemesindeki yargılamaya gelen tanıkların tarafsız olduğu, objektif bir şekilde sorgularının yapıldığı, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde sanığın dinlenilmek üzere herhangi bir tanık göstermediği hususları dikkate alındığında sanığın bu yöndeki temyiz sebebi reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Her ne kadar sanık, hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğini temyiz dilekçesinde belirtmiş olsa da müşteki, tanık ve sanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde mağdurenin haksız bir fiil gerçekleştirmediği kanaatine ulaşıldığından sanığın bu yöndeki temyiz sebebi reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!