8. Ceza Dairesi 2021/3151 E. , 2023/7693 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/166 E. 2015/204 K.
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'ın temyiz isteği;
1. Atılı suçun sübut bulmadığına,
2. Yokluğunda toplanan delillerin tarafına bildirilmeden hüküm kurulduğuna,
3. Erteleme hükümlerinin uygulanmadığına,
4. İddianamede gösterilen sevk maddelerinden başka maddelerle ek savunma hakkı verilmeden cezalandırıldığına ilişkindir.
B. Sanık ...'ın temyiz isteği;
1. Atılı suçun sübut bulmadığına, hatalı ve soyut değerlendirme ile hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
2. Hiçbir neden bulunmadığı halde alt sınırdan uzaklaşıldığına,
3. Erteleme hükümlerinin uygulanmadığına,
4. Tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıkların hayvan alımı sırasında sahte para tedavüle koydukları iddiasına ilişkindir.
2. Mağdurun, hayvan pazarına götürdüğü büyükbaş hayvanlarından dört adedinin alımı için pazarlık ile 32.700,00 TL'ye anlaştığı sanıkların birlikte ceplerinden çıkarıp vermiş oldukları paralardan 51 adet 100,00'lük banknotların sahte olduğunun bankaya yatırılması sırasında anlaşıldığına dair müracaatta bulunduğu belirlenmiştir.
3. T.C. ... Bankası Samsun Şubesinin 01.07.2915 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile 51 adet A525 785 699 seri numaralı banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Erteleme Hükümlerinin Uygulanmaması Yönünden
5237 sayılı Kanun'un "hapis cezasının ertelenmesi" başlıklı 51 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;
"(1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir."
Şeklinde düzenlenmiş olup, sanıklar hakkında tayin olunan hapis cezasının süresinin 2 yıl 1 ay olduğu nazara alındığında, koşulları oluşmayan erteleme hükümlerinin uygulanmadığına dair sanıkların temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Tekerrür Koşullarının Oluşmadığına Yönelik
Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için sanık hakkında daha önce verilen mahkumiyetine ilişkin cezanın kesinleşmiş olması yeterli olup infaz edilmesi gerekli değildir ve sanığın önceki mahkumiyete ilişkin cezanın kesinleşmesinden sonra yeni bir suç işlemiş olması gerekmektedir. Somut olayda, sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamın, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2011 tarih ve 2011/102 Esas, 2011/127 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verilen 8 yıl 9 ay hapis cezasına ilişkin olduğu, bu kararın 18.12.2012 tarihinde kesinleştiği ve sanığın 11.05.2015 tarihli bu dosyaya konu parada sahtecilik suçunu işlediği, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına engel bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ...'ın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
C. Ceza Tayininde Alt Sınırdan Uzaklaşılması Yönünden
5237 sayılı Kanun'un "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı 3 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;
"(1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.
.."
Aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;
"(1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
.."
Yukarıda yazılı madde metinleri, cezanın belirlenmesinde, temel kurallar olup suçun hangi şekilde işlendiği, kullanılan araçların neler olduğu, zarar ve tehlikenin ağırlığı ile kusurun oranı tespit edilerek hâkim cezayı belirler. Hukuka aykırı olan fiilin ortaya çıkardığı haksızlık durumu derecelendirmeye tabi tutulabilir. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında belirtilen tüm unsurlar bir bütün olarak değerlendirilerek, işlenen suç ile orantılı olacak şekilde bir ceza veya güvenlik tedbirine hükmolunur. Hâkime tanınan yetki, alt ve üst sınırlar dahilinde cezayı belirlemektir. Ölçülülük ilkesi gereğince değerlendirmeyi bu sınırlar dahilinde yapacak olup, dosyadaki delilleri değerlendirerek, kişiye en uygun yaptırıma karar verirken, amaç sanığı cezasızlaştırmak, yalnızca lehine olan hükümleri uygulamak değildir. Dosya bir bütün olarak ele alınır ise o aşamada ceza bireyselleştirilebilir. Aksi halde her durumda aynı ceza ve güvenlik tedbirine başvurulur.
Hâkime kanun ile verilen takdir yetkisi sınırsız değildir. Hâkime cezanın bireyselleştirilmesinde takdir yetkisinin tanınmasının sebebi, suça ilişkin en uygun cezanın verilebilmesini sağlamaktır. Dava konusu olayda, "suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri" göz önünde bulundurularak sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemesinde sanığın meydana gelen zarar miktarına göre daha fazla alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır ve sanık ...'ın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
D. Diğer Yönlerden
1. Mağdurun aşamalardaki anlatımları, sanıkların savunmaları, tanık beyanları, ... Bankası raporları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların hayvan alımı sırasında vermiş oldukları paralardan bir kısmının ancak fazlaca miktar ve değerdeki paraların sahte olduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli kararında sanıklar tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!