8. Ceza Dairesi 2021/2564 E. , 2023/6674 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/2 E., 2016/335 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 16.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli, 2016/2 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 10 ay hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 10 ay kısa süreli hapis cezasının 6.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından aranan mağdura, "Halk bankasından çekilen kredi için fazladan sigorta parası alındığı, bu kısmın iade edileceği" söylenerek kredi kartı bilgilerinin alındığı ve daha sonra kartından bilgisi dışında 1.000,00 TL para çekildiği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdura ait Halkbankası 4920 **** **** 2661 numaralı kredi kartından, 3D şifresi kullanılarak 3'er dakika ara ile para çekildiğine dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.
3. Mağduru arayan 0212 *** ** ... numaralı hattın sanık adına kayıtlı olduğu yapılan yazışmalar sonucu belirlenmiştir.
4. Soruşturma aşamasında 04.12.2015 tarihinde mağdurun zararının PTT'ye yatırılarak karşılandığına dair dekont dosyada yer almaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosyadaki olgular ve mağdurun istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanık adına kayıtlı olduğu belirlenen 0212 *** ** ... numaralı telefondan aranan mağdura, "Halk bankasından çekilen kredi için fazladan sigorta parası alındığı, bu kısmın iade edileceği" söylenerek kart bilgilerinin istenildiği, bunun üzerine mağdurun kartına iade yapılacağı düşüncesi ile Halkbankası 4920 **** **** 2661 numaralı kredi kart bilgileri ve telefonuna gelen şifreyi verdiği, akabinde kartından 3'er dakika ara ile toplamda 1.000,00 TL para çekildiği sabittir.
Sanık her ne kadar "Çağrı merkezi yetkilisi olduğunu, müştekiye rızası ile, check-up, asistanlık ve yol yardımdan oluşan hizmet paketi satışı yapıldığını" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketinde bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu, yine aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli, 2016/2 Esas, 2016/335 Karar sayılı sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!