8. Ceza Dairesi 2021/2206 E. , 2023/7531 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/257 E., 2015/358 K.
SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, kasten Yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kazan Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2014 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten yaralama, sanık ... hakkında kasten yaralama ve sanık ... hakkında kasten yaralama ve Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Ankara Batı 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli kararı ile sanık ... hakkında Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve kasten yaralama suçlarından, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; Sanık ... bakımından eyleminin yağma suçunu oluşturduğuna, diğer sanık hakkında verilen ceza miktarının ve arttırım oranının az olduğuna, suça sürüklenen çocuk bakımından mahkemece cezanın ertelenmesinin hatalı olduğuna,
2. Sanık ... ve müdafinin temyiz isteği; mahkemenin delillerin değerlendirilmesinde hataya düştüğüne, atılı suçu işlemediğine, lehe delillerin toplanmadığına,
3. Sanık ...'ın temyiz isteği; mahkemenin delilleri yanlış değerlendirdiğine, lehine indirimlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; müşteki ...'ın kendisine ait ... plakalı aracına aldığı suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... ile şüpheli ... ile birlikte Kazan ilçesi ... Köyü yakınlarında ... Baraj Gölü kıyısında tenha bir bölgeye giderek burada birlikte bira içtikleri, bir süre sonra suça sürüklenen çocuklar ile şüphelinin birlikte müşteki ...'yi dövmeye başladıkları, müştekinin ağır yaralanması üzerine sabaha kadar burada bekledikleri, sabaha karşı şüpheli İskender'in ehliyeti olmadığı için kayınpederi olan şüpheli ...'ı olay yerine çağırdığı, araca binen şüpheli ...'ın da müştekiyi dövdüğü, bu sırada müştekinin bilincini kaybettiği, müşteki adına düzenlenmiş kredi kartı ile ... Akaryakıt Ürünleri San. ve Tic. isimli istasyondan 30,00 TL karşılığı yakıt aldıkları, bu suretle Suça Sürüklenen Çocuklar ile şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek müşteki ...'ı basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde kasten yaraladıkları, müştekiye ait kredi kartını rızası hilafına kullanarak kredi kartının kötüye kullanılması suçlarını işledikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Suça sürüklenen hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
A. Suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuk hakkında yargılama konusu yaralama eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 87 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 66 ncı maddenin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
B. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. I. Sanık ... hakkında Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden
Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suça sürüklenen çocuklar ile birlikte katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaraladığı, katılanı hastaneye götürmek üzere diğer sanık ... ile birlikte yola çıktığında katılanın kredi kartı ile 30 TL lik yakıt aldığı anlaşılan eylemlerinde atılı suçların sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
II. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,ancak;
a. Katılanın yaralanması ile ilgili raporda kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 4. derece olduğunun belirtildiği, adli tıp kriterlerine göre kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin 1. dereceden 6. dereceye kadar hafif, orta ve ağır dereceler belirlenmekle Türk Ceza Kanunu'nun 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanırken kırığın derecesi gözetilerek (1/12) ila (6/12) oranına kadar artırım yapılabileceğinden somut olayda sanık ...'ın cezasından orantılılık ilkesine uygun düşecek attırımının 4/12 oranında olması gerekeceği gözetilmeyerek 2/12 oranında artırım yapılmak suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
b. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan temel ceza tayin edildikten sonra 5237 sayılı Kanunun 87 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/6 oranında arttırım yapılırken 2 yıl 4 ay hapis cezası yerine 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilerek hesap hatası yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanlarında olay günü sanık ...'ın da diğer sanıklarla birlikte bulunduğunu ve kendisini dövdüğünü anlatması, sanığın, olay tarihinde alkollü olması, savunmasında aynı gece düğüne gittiği için alkollü olduğunu ifade etmiş ise de olay gününün Salı günü olması ve yerel örf ve adetlere göre bu günde düğün yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması, diğer sanıkların çelişkili beyanları gözetildiğinde, mahkemenin sübuta yönelik kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
a. Katılanın yaralanması ile ilgili raporda kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 4. derece olduğunun belirtildiği, adli tıp kriterlerine göre kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin 1. dereceden 6. dereceye kadar hafif, orta ve ağır dereceler belirlenmekle Türk Ceza Kanunu'nun 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanırken kırığın derecesi gözetilerek (1/12) ila (6/12) oranına kadar artırım yapılabileceğinden somut olayda sanık ...'ın cezasından orantılılık ilkesine uygun düşecek attırımının 4/12 oranında olması gerekeceği gözetilmeyerek 2/12 oranında artırım yapılmak suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
b. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan temel ceza tayin edildikten sonra 5237 sayılı Kanunun 87 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/6 oranında arttırım yapılırken 2 yıl 4 ay hapis cezası yerine 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilerek hesap hatası yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde 1 no.lu bentte açıklanan nedenle Ankara Batı 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2.Sanık ... hakkında Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (2.I) numaralı bendinde açıklanan nedenle Ankara Batı 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli kararında sanık, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (2.II) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli kararına yönelik sanıklar İskender ve Süleyman'ın, sanık ... müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!