8. Ceza Dairesi 2021/18717 E. , 2024/2035 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/109 E., 2021/373 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2.Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın yüklenen suça iştirak ettiği ve cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, sanıklar ... ve ...'ün iştirak halinde internette sosyal paylaşım sitelerinden temin etmiş oldukları müştekinin Ziraat Bankası kredi kartı bilgilerini suç tarihinde ...'e ait taşınabilir internetten girmek suretiyle Dilmener Kuyumculuktan 836,00 TL'lik bir adet altın bilezik sipariş ettikleri, müştekinin kullanmış olduğu cep telefonuna kredi kartından alışveriş yapıldığına dair mesaj gelmesi ile müştekinin kredi kartının iptal ettirdiği, sipariş yapılan Dilmener Kuyumculuğun verilen siparişi iptal ettiği, bu iptal ile birlikte her iki şüphelinin müştekinin kredi kartı bilgilerini kullanılarak kendilerine yarar sağlama eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her iki sanığın, müştekinin kredi kartı bilgilerini kullanılarak kendilerine yarar sağlama eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci madde yollaması ile 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'in üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ... ile birlikte iştirak halinde eylemi gerçekleştirdiğine dair de dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılan olayda; evrensel bir ceza hukuku ilkesi olan "kuşkudan sanık yararlanır" prensibi uyarınca savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinin anlaşılması karşısında, sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dava dosyası üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Dosyada mevcut Ziraat Bankası yazıları, alışveriş yapılan Dilmener Kuyumculuk yazıları, hakkında EKYOK verilen ...'in ifadesi dikkate alındığında, sanık ... ve diğer sanık ...'ün birlikte taşınabilir internet kullandıkları, taşınabilir internet aboneliğinin ....'e ait olduğu, sanık ...'ün 01.06.2020 tarihli beyanında "...Sefa daha önceden internetten alışveriş yapıyormuş, bize söylemişti. Bir kez bu şekilde deneme yaptık, ancak başarısız olduk. Hiç bir şekilde kazanç sağlamadık..." şeklindeki anlatımıyla sanık ... ile birlikte daha önce benzer eylemde bulunduklarını ancak başaramadıklarını kabul ettiği, yine ...'in soruşturma ifadesinde "....gerçek kullanıcılar ... ve ...'dür. Kendileri uzaktan akrabam olur. Bana kendilerinin telefon borçları olması yüzünden internet alamadıklarını, benden abonelik almamı istediler. Eğer bu suç işlenmişse ve suç işlenirken üzerime kayıtlı IP adresi kullanılmışsa bu suçu işlemiş olabilecekler Sefa ve Mücahittir..." şeklinde beyanda bulunduğu olayda; sanığın diğer sanık ... ile iştirak halinde müştekinin kredi kartı bilgileri ile bilgisi ve rızası dışında alış veriş yapmaya çalıştığı ancak siparişin iptal edilmesi nedeni ile eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla; sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!