WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/18698 E.  ,  2024/453 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/41E. 2021/552 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında temyizin kapsamına göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Sanık hakkında anılan suçtan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi'nin 16.10.2018 tarihli bozma kararı sonrası Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mağdure çocuk Esma Nur'a yönelik eylemi nedeniyle 5 yıl hapis cezasına; mağdure çocuk Rüya Su'ya yönelik eylemi nedeniyle 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyetine karar verilecek kadar görüntü kaydı delili bulunmadığına, teşhis tutanaklarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, işyeri kamera kayıtlarının olay yerine çok uzak olup, mağdure çocukların beyanı dışında delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan bakanlık vekili temyiz isteminde, cezanın en üst hadden verilmesi gerektiğine ve takdiri indirim nedeni uygulanmaması gerektiğine, zincirleme suç hükümleri uygulanarak daha fazla ceza verilmesi gerektiğine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Dava konusu olay, sanığın 9 yaşındaki mağdure ... ve 6 yaşındaki mağdure ...'nın yanlarına yaklaşarak önce Ulu Camii nerede diye sorduğu, mağdurelerden ...'nın çok uzak olduğunu söylediği, ...'un boğazının ağrıdığını, konuşamayacağını söylemesi üzerine "ben doktorum" diyerek her iki mağdureyi tutarak Doğanbey TOKİ Konutları A60 Blok girişine götürdüğü, burada mağdure ...'ya "kimseler geliyor mu bekçilik yap" diyerek mağdure ...'u kucağına oturttuğu, sol elini kıyafetinin içerisine sokarak cinsel organına ellediği, kısa bir süre sonra mağdureleri bırakarak olay yerinden uzaklaştığı ve bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
A.İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesi'nce, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanması suretiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında her bir mağdure çocuğa yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelik;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2012 tarihli ve 2011/4-77 Esas, 2012/4 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "ceza hukukumuz, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin bir olayda var olup olmadığını ve nelerin cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenleri olarak kabul edilebileceği konularını, hâkimin mutlak takdirine bırakmış olup, nelerin bu kavrama gireceğini sınırlayıcı biçimde sayıp göstermeyerek ‘serbest takdir’ sistemini benimsemiştir. Serbest takdir sisteminde, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin varlığını kabul ve değerlendirme yetkisi, tamamen hâkime ait bir haktır. Takdir sübjektif bir değerlendirme olduğuna göre, bunu davayı yöneten hâkimden daha iyi bulup çıkaracak bir kimse olamaz. Zira suç, suçlu ve bununla ilgili her türlü delille, özellikle tanıklarla karşı karşıya olan, duruşmayı yönetmekle bunlarla doğrudan doğruya temas halinde bulunan hâkimin, ilgili davada cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin var olup olmadığını en iyi şekilde değerlendireceğinin kabulü gerektiği gibi, dosya kapsamına göre, makul olmayan veya yerinde kullanılmayan hâkimin bu husustaki takdir hakkının Yargıtay tarafından denetleneceği de kuşkusuzdur. Bu hak kullanılırken gösterilen

gerekçenin makul olması, hukuk kurallarını zedelemeyecek, yasaların maksat ve amacına aykırı düşmeyecek, vicdanları rahatsız etmeyecek bir nitelik taşıması gerekir." Somut olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Vekalet ücretine yönelik;
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
C.Diğer Yönden;
Oluşa, dosya kapsamına, mağdure çocukların istikrarlı ve maddi vakıalarla uyumlu olan ayrıntılı beyanlarına, canlı teşhis tutanağına, kamera görüntülerine, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarihli kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (20). Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.