WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/18670 E.  ,  2024/752 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019-1129 Esas, 2020/1097 Karar
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, iftira
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında temyizin kapsamına göre iftira suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır; ancak,
2. Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve iftira suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Sanığın istinaf istemi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesinin 30.11.2020 ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ( 5271 sayılı Kanun) 'un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, suçun sabit olduğuna, sanığın katılandan para istediği sırada suç üstü yakalanıp dolandırıcılık suçundan mahkum edildiğine ve bu hususun araştırılmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Doğuş Gazetesi sahibi ve yazarı sanık ...'un 17.01.2017 tarihli gazete ve 18.01.2017 tarihli internette yayınladığı gazetede işlenmediğini bildiği bir suçu işlenmiş gibi göstererek katılan hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Dava konusu haberlerde iddia edilen Fetö/Pdy örgüt üyeliği ile ilgili katılan hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2017/1964 soruşturmasında atılı suçtan delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Sanık, Muğla Cumhuriyet Başsavacılığınca yürütülüp, katılan hakkında takipsizlik kararı verilen dosyada ihbarda bulunduğunu, ihbarda bulunduğu 38 kişinin gözaltına alındığını, bunların içerisinde ...'nın da olduğunu, bunların 24'ünün Fetö/Pdy terör örgütünden tutuklandığını, darbe teşebbüsü olmadan önce 28 Şubat'ta himmet parası ödeyenler diye bir kısım kişilerin ismini vererek haberler yaptığını, katılanın bu haberde olmadığını, ancak Muğla KOM'da ifade verirken katılanın ismini himmet verenler olarak belirttiğini, katılanın Milas Ziraat Odasında mühendis olarak çalışıp 2.000,00 TL maaş alırken istifa etmesi üzerine 5 yıl gibi kısa bir sürede 36 tane daire yaptığını, geliri düşük olan bir kişinin kısa sürede bu kadar daire yapıp, ticarete atılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, burdan çıkan sonucun birilerinin katılana yardımcı olduğunu gösterdiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, beraatini talep ettiğni belirtmiştir.
4. Katılan ..., FETÖ soruşturması geçirdiğini hakkında takipsizlik kararı verildiğini, 5 gün süreyle gözaltında kaldığını, sanığın kendisini arayıp hakkında olumlu haberler yapacağını ancak para istediğini, kendisinin de bu görüşmeyi ses kaydına aldığını ve önceden polise haber vermesi sonucunda sanığın dolandırıcılık suçundan tutuklandığını, hakkındaki iddiaların da asılsız olduğunu beyan etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesi'nce sanığın katılana yönelik iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabul edilerek atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve savunmanın aksi ispatlanamadığından sanığın mahkûmiyetine dair kararlar kaldırılarak sanığın iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki "(1) Bölge Adliye Mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a)İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ... karar verir" ve aynı Yasanın 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki "(1)Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse" şeklindeki düzenlemeler karşısında; İlk Derece Mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden ve yeni delil araştırılması yapılmadığından duruşma açılmaksızın karar verilmesi yasaya uygun olup Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1. İftira suçundan kurulan hüküm yönünden,
Dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki savunmaları, katılan beyanları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin, beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, ilk derece mahkemesince sanık hakkındaki dolandırıcılık suçundan aldığı mahkumiyet hükmünün gözardı edildiğine, suçun sabit olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden;
İddianamedeki sevk maddesi ve anlatıma göre, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinde açıklanan usule göre dava açılmadığı, bu nedenle yerel mahkeme tarafından açılmayan suçla ilgili olarak sanığa ek savunma hakkı verilmek sureti ile mahkumiyetine karar verilmesi de mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Hüküm ancak iddianamede unsurları açıkça gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir." hükmüne aykırı olarak sanık hakkında hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. İftira Suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2019-1129 Esas, 2020-1097 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli kararının bu suç yönünden sair yönleri incelenmeden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.