WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/18565 E.  ,  2024/1957 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/40 E., 2020/1251 K.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ
1.Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2018 tarihli iddianamesi ile, sanıkların kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, sanık ...'ın hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması, sanıklar ... ve ...'nin kaçmaya imkan sağlama suçlarından cezalandırılmaları talep olunmuştur.
2.Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan ve sanıklar ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme,kaçmaya imkan sağlama suçlarından mahkûmiyet, sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat ve hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması suçundan davanın reddi kararları verilmiştir.
3. İlgili kararın Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafii, sanıklar ... ve ... müdafiileri tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli kararı ile, duruşmalı incelemede, sanıkların kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, sanıkların görevi yaptırmamak için direnme, sanık ...'ın hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması, sanıklar ... ve ...'nin kaçmaya imkan sağlama suçlarından kurulan hükümleri ise kaldırarak, sanık ...'ın hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması ve sanıklar ... ve ...'nin kaçmaya imkan sağlama suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, hakaret suçu açısından mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması suçundan açılan davanın reddi gerekiğine ilişkindir.
2. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteği, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçları açısından mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve kaçmaya imkan sağlama suçu kastlarının olmadığına ilişkindir.
3. Sanık ...'nin temyiz isteği, suçları işlemediğine ilişkindir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunan ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan yürütülen kovuşturma nedeniyle hakkında yakalama emri düzenlenen hükümlü sanık ...'ın, olay günü bulunduğu yerinin tespit edilerek yakalanması sırasında, fiziken mukavemet göstererek, sanıklar ... ve ...'nin de benzer şekilde direnerek ve katılan polis memurlarını darp ederek görevi yaptırmamak için direndikleri, kamu görevlisi olan katılanlara görevlerinden dolayı zincirleme halde hakaret ettikleri, yakalaması yapılan sanık ... ve diğer sanıklar ... ile ...'ün katılanlara cebir kullanması sonucunda sanık ...'ın olay yerinden kaçması sağlanarak, sanık ...'ın hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması ve sanıklar ... ve ...'nin kaçmaya imkan sağlama suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Dosya içerisinde mevcut evrak suretleri, 11.12.2017 ve 13.12.2017 tarihli olay ve yakalama tutanağı ve şifaen görüşme tutanağına göre, sanık ...'ın, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/184 Esas, 2016/204 Karar sayılı ilamı ile verilen 10 yıl hapis cezasının infazına Ayaş Açık Ceza İnfaz Kurumunda devam etmek üzere, yol izin süresi dahil 20.09.2017 tarihinde Açık Ceza İnfaz

Kurumuna teslim olmaması nedeni ile, hakkında Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.10.2017 tarihli iddianame ile dava açıldığı, Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesince 2017/358 Esas sayılı dosyada, sanığın bu suçtan cezalandırılmasına dair kararın 29.03.2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın ise, 10.12.2017 tarihinde yakalanıp, kolluk görevlilerinin elinden kaçtıktan sonra, 13.12.2017 tarihinde yakalandığı görülmüştür.
3. Olayın oluş ve gelişimine dair 11.12.2017 tarihli olay ve yakalama tutanağı, 12.12.2017 tarihli fotoğraflı CD çözüm tutanağı ile bir adet CD, görüntüdeki şahısların tespitine yönelik aldırılan Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının 09.11.2018 tarihli raporu dosya içerisindedir.
4. İlk derece mahkemesinin, 08.02.2018 tarihli celsede, olay yerini gösteren kamera kayıtlarını inceleyerek, buna ilişkin olarak gözlemini duruşma tutanağında ayrıntılı şekilde ifade ettiği belirlenmiştir.
5. 11.12.2017 tarihli fotoğraflı teşhis tutanakları ile, katılanların, sanıklar ... ve ...'ü kendilerine fiziken temasta bulunan şahıslar olarak teşhis etmişlerdir.
6. Katılanlar ..., ..., ...'in yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde olduğuna dair ayrıntılı tespitler içeren doktor raporları ile, olaylar sırasında katılan ...'ın montunun yırtıldığını gösteren fotoğraflar dosyaya eklenmiştir.
7. Katılanların olay tarihinde görevli olduklarına dair görevlendirme belgeleri dosyadadır.
8. Sanıklar ... ve ... savunmalarında, suçlamaları reddetmiştir. Sanık ... ise, direnme ve firar suçlarını kabul etmiş, diğer suçlamaları reddetmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, sanıklar ... ve ...'nin görevini yaptırmamak için direnme ve kaçmaya imkan sağlama eylemleri sabit görülerek mahkumiyetlerine, sanık ...'ın görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden eylemi sabit görülmeyerek beraatine, hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması suçundan ise mükerrer dava nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan kurulan hükümler isabetli görülerek, istinaf başvurusunun esastan reddine, üç sanığın görevi yaptırmamak için direnme, sanık ...'ın hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması ve sanıklar ... ve ...'nin kaçmaya imkan sağlama suçlarından kurulan hükümler isabetli bulunmayıp kaldırarak, sanık ...'ın hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması ve sanıklar ... ve ...'nin kaçmaya imkan sağlama suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükümler yönünden;
Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, tanık ... ifadesi, katılanların istikrarlı anlatımları, olay tutanağı, kamera kayıtları, temyiz dışı sanık ... ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'nın ekip aracına bindirilmesi ve yakalanması sırasında, katılanların kimliklerini göstererek kendilerini müteaddit defalar tanıtmalarına rağmen, sanık ... Bektaşlı'nın sinkaflı sözlerle ve sanıklar ... ve ...'ün de "a.ına koyduğumun adamları/çocukları", demek suretiyle, katılanlara zincirleme halde hakaret ettikleri anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan
hükümlerde isabetsizlik görülmemiş, sanıklar müdafiileri ve sanık ...'nin sübuta ve sanıklar ... ve ... müdafiinin sanıkların hata hükümlerinden yararlanması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... hakkında hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Sanığa atılı suçun, üst sınırının iki yıldan fazla olması nedeniyle basit yargılama usulüne tabi olmaması karşısında, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Yukarıda olay ve olgular bölümündeki ayrıntılı açıklamalar ve sanık savunması ışığında, sanık hakkında Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.10.2017 tarihli iddianame ile gerçekleşen hukuki kesintinden sonra bile hala yakalanamayan sanığın, 10.12.2017 tarihinde yerinin tespit edilerek kolluk görevlilerince yakalanması sırasında, polis memuru olan katılanlara tekme atarak ve ittirerek, direnerek katılanların elinden kaçması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 42 nci maddesinde düzenlenen bileşik suç hükümleri kapsamında, bir bütün olarak aynı Kanun'un 292 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması suçunu oluşturması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiş, sanık müdafinin davanın reddinin gerektiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanıklar ... ve ... hakkında kaçmaya imkan sağlama suçundan kurulan hükümler yönünden;
Katılanların istikrarlı anlatımları, olay tutanağı, kamera kayıtları, doktor raporları, ilk derece mahkemesince yapılan gözlem, tanık ifadesi ile dava dosyasındaki delillerek göre, sanık ... ve ...'nin, sanık ...'ı alarak araca bindirmeye çalışan katılanlardan ..., ... ve ...'ı darp edip cebir kullarak, sanık ...'yı bindirilen araçtan çıkarmaya çalışarak, sanık ...'yı kelepçesinden tutup zaptetmeye katılan ...'in yakasından tutup çekiştirerek ve sonrasında uzaklaşmaya çalışan sanık ... ile katılanlar arasına set kurarak gerçekleştirdikleri olayda, eylemlerinin kül halinde, 5237 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinde düzenlenen bileşik suç hükümleri kapsamında, aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kaçmaya imkan sağlama suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerde isabetsizlik görülmemiş, sanıklar müdafi ve sanık ...'nin sübuta yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR
A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli kararında sanıklar müdafiileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanık ... hakkında hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanıklar ... ve ... hakkında kaçmaya imkan sağlama suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli kararında sanıklar müdafiileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verilmiştir.