WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/18395 E.  ,  2024/1974 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :2019/764 E., 2020/1351 K.
SUÇ :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM :Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka bir suç ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli kararıyla sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 10.02.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanık hakkında denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli kararıyla sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
4. Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli kararına karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf itirazları yerinde görülerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; somut olayda sanığın suça konu eyleminden gönüllü vazgeçtiğinin kabulünün mümkün olmadığına, sanığın eyleminin yolda geçmekte olan birinin yardımı nedeniyle tamamlanamadığına, verilen kararın hatalı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının gerektiğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; müştekinin tek başına Etlik caddesi üzerinde, ikametine giderken kaldırımda yürüdüğü sırada sanığın kullanmış olduğu aracı ile müştekiye yaklaştığı, " seni evine götüreyim, arabaya binsene" şeklinde sözler söylediği, müştekinin sanığı tanımadığını belirterek yoluna devam ettiği, sanığın aracıyla müştekiyi takip etmeye devam ettiği, müştekinin evinin bulunduğu merdivenli yolu çıktığı sırada sanığın aracından indiği ve müştekinin yanına geldiği, müştekinin kolunu tutmaya çalıştığı ancak müşteki geri çekilince müştekinin kolunu tutamadığı, o sırada olay yerinden geçen tanımadığı bir şahsa müştekinin sanığı göstererek "şahsın kendisini takip ettiğini" söylediği, şahıstan kendisine yardım etmesini istediği, sanığın bu arada aracına binerek olay yerinden kaçtığı iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs suçunu işlediği kanaatiyle sanık hakkında üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; "... TCK 109/1.maddesinde düzenlenen suçun oluşması için mağdurun rızası dışında bir yerden alınıp başka bir yere götürülmesi veya bir yerde tutulması gerektiği somut olayda sanığın, hürriyeti tahdit suçunu icra hareketlerine başlamadığı, hazırlık hareketlerinin kanunda suç olarak düzenlenmediği, müştekinin olay yerinden geçen şahıstan yardım istemesinin sanığın icra hareketlerini tamamlamasını engelleyen bir eylem olmadığı, sanığın olayın oluş şekline göre hürriyeti tahdit suçunun icra hareketlerine başlamadan eyleminden gönüllü olarak vazgeçtiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a, c, d, e, f, g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı halinde, duruşma açılmaksızın esastan reddine karar verilebileceği, sanık hakkında yerel mahkemece kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın kötü muamele suçundan kurulan mahkumiyet hükmü çıkartılarak 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Katılan İlgili Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yönünden
Dava dosyası içeriği, müştekinin aşamalardaki anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Bakanlık vekilinin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından beraat kararı verilmesinin usul, kanun ve maddi gerçekliğe aykırı olduğuna, re'sen belirlenecek nedenlerle de sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 22.10.2020 kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 13.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.