WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/18368 E.  ,  2024/3137 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3517 E., 2021/66 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, silahla yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hüküm kurulmasına yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, (e) bendi, aynı Kanun'un 86 ıncı maddesinin

birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı Kanun' un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2019 tarihli kararı ile sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 18 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, silahla tehdit suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, silahla yaralama suçundan 1 yıl 19 ay 25 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
3. Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2019 tarihli kararına yönelik sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarih ve 2019/3517 Esas, 2021/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına ve sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, silahla tehdit suçundan, hüküm verilmesine yer olmadığına, silahla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun' un 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 19 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 6136 sayılı Kanun' un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, verilen hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığına, re'sen dikkate alınacak hususlarla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan kurum vekilinin temyiz isteği; eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyizen incelenerek bozulmasına, lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay, sanığın resmi nikahlı eşi olan mağdur ile arasında geçimsizlik bulunduğu, sanığın, olay tarihinde müşterek konutlarından ayrılıp annesinin evine giden mağduru telefonla arayarak konuşmak istediğini söylediği, mağdurun kabul etmesi üzerine evin önüne gittiği, mağduru kapı önüne çağırdığı, yanına gelen mağduru zorla araca bindirip ormanlık alana götürdüğü, silahla tehdit ettiği ve basit tıbbi müdahaleyle giderilemez nitelikte yaraladığı, sanığın silahla, cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit kabul edilerek silahla yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından mahkûmiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; "...ilk derece mahkemesinin sanığın eylemlerinin sübutuna ilişkin değerlendirmesi yerinde olmakla birlikte her bir suç yönünden kurulan hükümde TCK 58 maddesinin ayrıca belirtilmesi gerektiği halde hükmün sadece sonuç kısmında belirtildiği, yine cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile ilgili nitelendirmenin yerinde olduğu ancak, TCK 109/2 maddesine uyan suçtan hüküm kurulduğu halde, TCK 109/1 maddesinde belirtilen ceza miktarının uygulandığı, silahlı tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçlarının zora dayalı halini düzenleyen TCK. nın 109/2 maddesine göre, “ Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada, cebir, tehdit veya hile kullanırsa..” şeklindeki ifadeler karşısında, suçu işlemek için veya işlendiği sırada gerçekleştirilen cebir, tehdit ve hilenin ayrı suçlar olmayacağı, suçun unsuru niteliğinde olduğu, bu suça yönelik davranışları oluşturduğu anlaşıldığından bu suçtan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükümler kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden;
1. T.C. Anayasasının 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir.
2. Dava dosyası içeriği, müştekinin soruşturma aşamasındaki beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, adli rapor, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden katılan kurum vekilinin, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyizen incelenerek bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden;
Dava dosyası içeriği, müştekinin soruşturma aşamasındaki beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, adli rapor, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık
bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, verilen hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığına, re'sen dikkate alınacak hususlarla kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarih ve 2019/3517 Esas, 2021/66 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.

...