8. Ceza Dairesi 2021/18334 E. , 2024/2189 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/224 E., 2016/74 K.
SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmün, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği, önce bilinen en son adresine tebliğ edilmesi gerekirken, hakkında çıkarılan yakalama kararı sonrası, Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 02.12.2015 tarihinde savunması alınan sanığın beyan ettiği adresten farklı bir adrese tebligat yapıldığı, bu nedenle sanığın, 04.05.2016 tarihli temyiz isteğinin süresinde olduğu ve red kararı verilmesini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 23.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından, mağdur banka sayısınca 2 kez cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/435 Esas, 3012/562 Karar sayılı kararı ile "Sanığın gerçeğe aykırı sahte kimlikle müşteki adına çıkarılan kredi kartını sahte teslim belgesi düzenleyerek kullanıp haksız menfaat temin etme şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK nun 158/1-d-f-son maddesinde tanımı yapılan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu" gerekçesi ile verilen görevsizlik kararına karşı Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin de karşı görevsizlik kararı vermesi üzerine görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gitmiş ve Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Asliye Ceza Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir.
3. Görevli mahkemenin belirlenmesi sonrası yapılan yargılama neticesinde, Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 14.03.2016 tarih, 2014/224 Esas ve 2016/74 Karar sayılı kararı ile sanığın, ...'a yönelik eylemleri nedeni ile kül halinde, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Atılı suçu işlememesine rağmen hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, müştekinin kaybolan kimliğini ele geçiren sanığın, üzerine kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle, müşteki adına ... ve HSBC Bankasına kredi kartı başvurularında bulunduğu, akabinde tahsis edilen kartları kuryeden teslim alarak harcama yaptığı iddiasına ilişkindir.
2. Müşteki adına 10.11.2008'de yapılan başvuru üzerine HSBC bankası tarafından 5210 **** **** 0650 numaralı kredi kartının tahsis edilerek, 24.11.2008'de sanık adına teslim edildiği, 15.12.2008'de ...'a yapılan başvuru üzerine ise, 4022 **** **** 5766 numaralı kredi kartının tahsis edildiği ve 17.01.2009'da, müşteki adına ancak sanığın iş yeri adresi olan Üçtuğ Otele teslim edildiği, ... kredi kartından teslim edildiği gün, yaklaşık 2 saat ara ile 2 kere nakit avans çekimi ve 5,00 TL'lik TELESEL satış işlemi yapıldığı, bankalar ile yapılan yazışmalar ve ekinde sunulan belgeler ile tespit edilmiştir.
3. ... kredi kartı başvuru formu ve bankacılık işlemleri sözleşmesinde ve HSBC Bankası aktif ileti ve dağıtım teslim formundaki yazı ve imzalar üzerinde yapılan inceleme sonucu, grafolog bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda, belgelerdeki yazı ve imzaların müşteki ... eli ürünü olmadığı, ... sözleşmesindeki müşteki adına atılan imzalar ile sanığa ait imza arasında benzerlik bulunamasa da, ... yazısının ve HSBC bankasına ait belgelerdeki yazı ve imzanın sanığın el ürünü olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Ön inceleme bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin 25.04.2016 tarihinde yapılan tebligatın, sanığın beyan ettiği adresine yapılmadığı ve bu nedenle usulsüz olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olmadığı yönündeki Tebliğnamede belirtilen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosyadaki olgular itibari ile, müştekinin kaybolan kimliğini ele geçiren sanığın, üzerine kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle, 15.12.2008'de müşteki adına ...'a kredi kartı başvurusunda bulunarak, 4022 **** **** 5766 numaralı kredi kartının tahsis edilmesini sağladığı, bu kartın 17.01.2009'da, müşteki adına ancak sanığın iş yeri adresi olan Üçtuğ Otele teslim edildiği ve kredi kartından teslim edildiği gün, yaklaşık 2 saat ara ile 2 kere nakit avans çekimi ve 5,00 TL'lik TELESEL satış işlemi yapıldığı, sanık her ne kadar suçlamayı kabul etmemiş ise de; suça konu kart sanığın iş yerine teslim edildiği gibi, ... kredi kartı başvuru formu ve bankacılık işlemleri sözleşmesindeki yazı ve imzalar üzerinde yapılan inceleme sonucu, grafolog bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda, belgelerdeki yazı ve imzaların müşteki ... eli ürünü olmadığının, Murat Alaçatlı yazısının sanığın el ürünü olduğunun belirtildiği, bu bağlamda sanığın eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmakla, mahkemenin sübuta dair kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Diğer Yönlerden
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlama suçunun ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenerek, birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, değişik bankalara ait kredi kartlarının manyetik şerit bilgilerini kopyalamak ve elde edilen kart bilgileri ile sahte kartları üretip yarar sağlanması halinde suçtan zarar gören ilgili bankalar olup, kartları kopyalanan banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda kopyalanması halinde 43 üncü maddesinin, sahte olarak üretilen kartların alışverişte kullanılması halinde ise banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise, aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği cihetle;
1.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 23.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından, mağdur banka sayısınca 2 kez cezalandırılması talep olunmasına rağmen, sanığın HSBC Bankasına yönelik eylemleri ve ...'a yönelik başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma suçu hakkında mahkeme tarafından herhangi bir karar verilmediği görülmekle, atılı suçlara ilişkin açılan davalar hakkında zamanaşımı süresi içinde mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2. ...'a ait suça konu sahte kartı aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, nakit avans çekimi ve harcama olmak üzere farklı işlemlerde kullanarak menfaat elde eden sanığın, eyleminden ötürü, 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın mahkumiyetine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Ayrıca sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması da isabetsiz ise de; Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanık lehine olması nedeniyle bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden ötürü, sanık hakkında adli para cezasının fazla tayin edilmesi, bozma ya da düzeltme nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımın eleştirilen nedenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 14.03.2016 tarih, 2014/224 Esas ve 2016/74 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!