8. Ceza Dairesi 2021/18271 E. , 2024/1991 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1137 E., 2021/1501 K.
Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarının mağdurunun suça konu kredi kartlarının ait olduğu banka olduğu, somut olayda temyiz isteminde bulunan ve adına sahte kredi kartı düzenlenerek hakkında katılma kararı verilen ...'ın suçlardan doğrudan zarar görmediği, katılma hakkı ve hükümleri temyiz hakkı bulunmadığı; bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmiş,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafinin hükümleri temyize hak ve yetkilesinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında; zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve özel belgede sahtecilik suçlarından dava açılmıştır.
2.İzmir 31.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında;
A. Özel belgede sahtecilik suçundan 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
B. Zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafi tarafından yapılan istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık ...'in;
A. Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, kabul etme suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
B. Zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
C.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarına karşı sanığın aleyhine istinaf bulunmaması nedeni ile 5271 sayılı Kanunun 283 üncü maddesi birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak teşkil edeceğinden sanığın cezasının 3 yıl 4 ay hapis ve 6.100,00 TL adli para cezası olarak uygulanmasına, infazın bu ceza üzerinden yerine getirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Şikayetçi ... vekilinin temyiz isteği;katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık müdafinin temyiz istekleri;
1.Sanığın suç kastı ile hareket etmediğine, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğine,
2. Şikayetçinin zararının bulunmadığına ve sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması için olanak verilmediğine,
3. Sanığın lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, şikayetçi adına sahte olarak düzenlenmiş kredi kartını kabul ederek sahte kredi kartıyla ile birden fazla kez harcama yaparak atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Şikayetçi vekilinin 30.10.2013 tarihli dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek şikayetçi adına düzenlenen sahte kredi kartı ile harcama yapıldığından bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmıştır.
3. Denizbank'ın 25.12.2013 tarihli cevabi yazısında; 5333....2562 numaralı kredi kartının teslimine ilişkin belgelerin ve kredi kartı eksteresinin gönderildiği, 5333....5696 numaralı kredi kartının kuryeden iade edildiği ve imha edildiği bildirilmiştir.
4. Denizbank'ın 03.03.2014 tarihli cevabi yazısında; 5333....2562 numaralı kredi kartının şikayetçi ...'a teslim edildiği, adres bilgisinin .. Yenikale Mah. Şehit Kubilay Sk. 4/D 1 Narlıdere/ İzmir olduğu belirtilmiştir.
5. Denizbank'ın 19.06.2014 tarihli cevabi yazısında; 5333....2562 numaralı kredi kartının Citi Bank AŞ'den devrolan 4500....0825 numaralı kredi kartı olduğu, kredi kartı başvuru evrak asıllarının ilgili bankadan talep edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
6. Citibank A.Ş. tarafından 4500....0825 numaralı kredi kartının sözleşme aslı ve kart ekstreleri dosyaya sunulmuştur. Kredi kartı ekstrelerinden kartın birden fazla kez kullanıldığı anlaşılmıştır.
7. Kredi kartından harcama yapılan iş yerinin yetkilisi ...; sanığın arkadaşından aldığı kredi kartını kullandığını kendisine söylediğini, kredi kartının borcunu ödeyememesi nedeni ile kendisinden yardım istediğini, sanığın arkadaşı olması nedeni ile yardım ettiğini beyan etmiştir.
8. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 08.04.2016 tarihli uzmanlık raporunda; inceleme konusu bankacılık hizmet sözleşmesi aslı ve kuryenet teslimat detayı üzerindeki tanzim yazıları ve imzaların mevcut mukayese yazı ve imzalarına atfen şikayetçi ve sanığın elleri ürünü olduklarını gösterir nitelikte uygun kaligrafik bulguların tespit edilemediği bildirilmiştir.
9. Şikayetçi ...; Citibank'a kredi kartı başvurusunda bulunmadığını, adına iki adet kredi kartı alındığını ve bu kartlarla alışverişler yapıldığını, zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
10. Sanık; suça konu kredi kartını Tarık Yılmaz isimli şahıstan aldığını, maddi durumunun kötü olması nedeni ile kartın sahte olduğunu bilmeden kartı kullandığını, karta ödeme yaptığını, kartı çıkarmak için bankaya müracaat etmediğini, kartı teslim almadığını, suç işleme kastıyla hareket etmediğini savunmuştur.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Sanığın eylemlerinin, zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu kabul edilerek bu suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Sanığın eylemlerinin, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, kabul etme ve zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını oluşturduğu kabul edilerek sanığın bu suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetine, aleyhe istinaf bulunmadığından kazanılmış hak gözetilerek İlk Derece Mahkemesince verilen cezaların toplamı üzerinden cezanın infazına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi ... vekilinin temyiz isteği yönünden;
Somut olayda temyiz isteminde bulunan ve adına sahte kredi kartı düzenlenerek hakkında katılma kararı verilen ...'ın suçlardan doğrudan zarar görmediği, katılma hakkı ve hükümleri temyiz hakkı bulunmadığı; bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi ... vekilinin şikayetçi lehine vekalet ücreti verilmesi talebi ile sınırlı temyiz isteği 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddedilmiştir.
B. Sanık müdafinin 1 no'lu temyiz isteği yönünden;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, şikayetçi adına sahte olarak düzenlenmiş kredi kartını kabul ederek sahte kart ile birden fazla kez harcama yaptığı somut olayda;
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi suçunun 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması suçunun ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, başkasına ait kimlik bilgileriyle sahte bir banka veya kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olduğu, kartları gerçeğe aykırı olarak üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartın değişik zamanlarda sahte olarak üretilmesi veya oluşturulması durumunda aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin, sahte olarak oluşturulan kartların para çekme veya alışveriş harcamalarında kullanılması halinde ise, banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği cihetle;
Her ne kadar sanık suça konu kredi kartının çıkarılması için bankaya müracaat etmediğini, kartı teslim almadığını, suça konu kredi kartını sahte olduğunu bilmeden harcamalarda kullandığını savunmuş ise de;
5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi suçunun seçimlik hareketli suç olduğu, sahte kredi kartının üretilmesi dışında satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi hareketlerinden birinin de atılı suçu oluşturduğu, sanığın kredi kartını kullandığına dair dair ikrarı, kredi kartından harcama yapılan iş yeri yetkilisi ...'in sanığın kredi kartını arkadaşından alarak kullandığını kendisine söylediği yönündeki beyanı, kriminal inceleme raporu ile bankacılık hizmet sözleşmesi aslı ve kuryenet teslimat detayı üzerindeki tanzim yazıları ve imzaların mevcut mukayese yazı ve imzalarına atfen şikayetçinin eli ürünü olmadığının tespit edilmesi, kredi kartı ekstrelerinden kredi kartının birden fazla kez kullanıldığının anlaşılması karşısında;
Sanığın, şikayetçi adına sahte olarak düzenlenmiş kredi kartını kabul ederek sahte kart ile birden fazla kez harcama yapmak suretiyle başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartını kabul etme ve zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği sabit görülmekle sanık müdafinin 1 no'lu temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
C. Sanık müdafinin 2 no'lu temyiz isteği yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre etkin pişmanlık hükümlerinin yalnızca gerçek bir banka veya kredi kartının sahibinin bilgisi ve rızası dışından kullanılması halinde uygulanabileceğinin belirtilmesi, başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartının kabul edilmesi ve sahte banka veya kredi kartının kullanılması hallerinde etkin pişmanlık
hükümlerinin uygulanmasının kanunen mümkün olmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin 2 no'lu temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
D. Sanık müdafinin 3 no'lu temyiz isteği yönünden;
Sanık hakkında verilen cezalarda lehe olan hükümlerden 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin yasal ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanık hakkında tayin olunan cezaların miktarları gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmasının kanunen mümkün olmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin 3 no'lu temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
E. Sanık müdafinin 4 no'lu temyiz isteği yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığı,
Ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın özel belgede sahtecilik suçu olarak kabul edilen eyleminin başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartını kabul etme suçunun unsurlarını taşıdığı, yine İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu olarak kabul edilen eyleminin zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçu olarak değerlendirilmesi gerektiğinin Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmesine rağmen aleyhe istinaf bulunmaması nedeni ile sanık hakkında kazanılmış hak hükümleri uygulanırken infaz olunacak netice cezaların her bir suç yönünden ayrı ayrı belirtilmesi gerekirken her iki suç yönünden belirlenen ceza miktarlarının toplamı üzerinden cezanın infazına karar verilmesi yasaya aykırı ise de; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Şikayetçi ... vekilinin temyiz isteği yönünden yapılan değerlendirmede;
Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarının mağdurunun suça konu kredi kartlarının ait olduğu banka olduğu, somut olayda temyiz isteminde bulunan ve adına sahte kredi kartı düzenlenen şikayetçi ...'ın suçlardan doğrudan zarar görmediği, katılma hakkı ve hükümleri temyiz hakkı bulunmadığı; bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede;
Gerekçe bölümünde (E) numaralı bentte açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli kararında sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesi gereği hükmün dördüncü bendinin hükümden çıkartılarak, hükmün ikinci bendinin yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere "sanığın aleyhine istinaf bulunmaması nedeni ile 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkra uyarınca kazanılmış hak teşkil edeceğinden sanığın cezasının 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" cümlesinin eklenmesi ve hükmün üçüncü bendinin yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere "sanığın aleyhine istinaf bulunmaması nedeni ile 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkra uyarınca kazanılmış hak teşkil edeceğinden sanığın cezasının 3 yıl 4 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" cümlesinin eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!