WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/18228 E.  ,  2024/1690 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/650 E., 2021/921 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.
2.Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin,03.02.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istekleri;
1.Yokluklarında karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna,
2. Sanığın atılı suçu bilerek ve isteyerek işlediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, ölen kardeşine ait ancak miras yoluyla yeğeni olan katılana intikal eden banka kartını katılanın rızası dışında, ATM'den farklı tarihlerde 7.500,00 TL tutarında para çekerek kullanmak suretiyle, üzerine atılı zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Müteveffa adına düzenlenen ve Türkiye İş Bankası A.Ş'den verilme 4543 ... 8236 nolu banka kartına ait ekstrenin incelenmesinde; 25.07.2019 tarihinde saat 15:33'de 2.500,00 TL, 26.07.2019 tarihinde saat 00:07'de 2.500,00 TL, 27.07.2019'da saat 00:07'de 2.500,00 TL nakit çekim işlemi gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
3. Manisa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 02.08.2019 tarih,2019/1024 Esas, 2019/1044 Karar sayılı kararıyla; müteveffa Özlü Karabiber'in 25.07.2019 tarihinde vefat ettiği ve yasal tek mirasçısının katılan ... olduğu belirtilmiştir.
4. Türkiye İş Bankası A.Ş'nin 07.04.2020 tarihli yazı cevabında; müteveffaya ait banka hesabına 30.09.2019 tarihinde saat 15:51'de bloke kaydının konulduğu belirtilmiştir.
5. Katılan beyanında; mütevaffa babası ile uzun zamandır görüşmediğini, babasının halası olan sanıkla İzmir'de yaşadığını, babasının tüm banka kartlarının sanıkta bulunduğunu, babasının ölümünden sonra babasına ait banka kartından sanık tarafından para çekildiğini, yapılan harcamaların babası için harcanmadığını ve zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
6. Sanık savunmasında; mütevaffanın kendisinin kardeşi olduğunu,katılanın ise yeğeni olduğunu, yaklaşık 20 yıldır mütevaffa ile birlikte yaşadığını, mütevaffanın kanser tedavisi esnasında masraflar için banka kartını kendisine verdiğini ve vefat ettikten sonra da cenaze ve mevlüt masrafları için banka kartını kullandığını ve para çektiğini ve suç işleme kastıyla hareket etmediğini beyan etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ile banka kartının sahibi olan katılanın babası Özlü Karabüber'in birlikte ikamet ettikleri, Özlü'nün banka kartını sanığa verdiği, sanığın bu banka kartı ile harcama yaparak Özlü'nün ihtiyaçlarını karşılamakta olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendine göre ''aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin'' aleyhine atılı suçun işlenmesi halinde ceza verilemeyeceği, sanık ile katılanın babası Özlü'nün abla-kardeş oldukları ve birlikte ikamet ettikleri gerekçesiyle sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın eylemin haksızlık içeriğini algılayacak durumda bulunmadığı ve bu nedenle suç kastıyla hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle, kasıt yokluğundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğname yönünden
Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığından Tebliğnamede yer alan bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Katılan vekilinin (1) nolu temyiz sebebi yönünden
İlk derece Mahkemesince 03.02.2021 tarihli celsede; katılanın sağlık mazeretini ve ekinde ispat evrakını içerir dilekçesini sunduğu, ancak katılanın usulüne uygun olarak şikayet ve delillerinin tespit edildiği, dosyanın karar aşamasında olması ve yargılamadaki hedef sürenin gerçekleşmesi nedenleriyle duruşmanın ertelenmesine ilişkin mazeretin reddine dair ara kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir.
C. Katılan vekilinin (2) nolu temyiz sebebi yönünden
Somut olayda; sanığın mütevaffanın kardeşi, katılanın ise halası olduğu,mütevaffa ile katılanın uzun yıllardır görüşmediği, mütevaffanın yaklaşık 20 yıldır sanıkla birlikte yaşadığı ve kanser rahatsızlığı üzerine yapılacak masraflar için banka kartlarını sanığa verdiği, sanığın da müteveffanın vefat ettiği 25.07.2019 ve takip eden iki gün içerisinde banka kartından toplamda 7.500,00 TL para çektiği tarafların beyanları ve dosya kapsamıyla sabittir.
Ancak sanığın savunmasında kardeşinin cenaze ve mevlüt masrafları için banka kartından suça konu paraları çektiğine dair savunması, uzunca bir süre bakım ve gözetiminde bulunan mütevaffaya bakması, sanığın son çekim işleminden banka hesaplarına konulan bloke tarihi olan 30.09.2019 tarihine kadar banka kartıyla herhangi bir para çekme veya harcama işlemi gerçekleştirmemesi, sanığın yaşı ve mütevaffa ile olan hukuki ve duygusal bağı nedeniyle para çekim işleminin haksızlık içeriğini algılayacak durumda bulunmaması karşısında sanığın suç kastıyla hareket etmediği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve katılan vekilinin bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli, 2021/650 Esas ve 2021/921 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.