WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/18163 E.  ,  2024/1654 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/910 E., 2021/571 K.

İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi tarafından verilen esastan ret kararı nazara alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığına ilişkin düzenleme karşısında, sanık hakkında katılan ...'a yönelik sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan red kararının temyiz incelemesine tabi olmadığı,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi tarafından verilen diğer kararların ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı ve cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli kararıyla, sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 01.04.2021 tarihli kararıyla, sanığın üzerine atılı katılana yönelik sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükümle ilgili istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine, sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükümle ilgili istinaf başvurusunun temyiz yolu açık olarak esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın atılı suçları işlediğine ilişkin mağdur çocuğun beyanı dışında delil olmadığına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanığa ek savunma verilmediğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; sanığa üst hadden ceza verilmesi ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, olay günü, alışveriş merkezinden çıkan mağduru takip edip aracıyla yanına yaklaşarak binmesini istediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine tehdit yoluyla mağdurun araca binmesini sağladığı, sanığın araç içerisinde mağdurun montunu çıkarmaya ve mağduru öpmeye çalıştığı, mağdurun direndiği ve bir şekilde araçtan çıkarak şikayetçi olduğu, sanığın bu şekilde atılı suçları işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen karara ilişkin istinaf başvurusu üzerine, sanığın üzerine atılı katılan mağdura yönelik sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükümle ilgili istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükümle ilgili istinaf başvurusunun temyiz yolu açık olarak esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A) Katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyizi yönünden;
T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B) Sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
C) Sanık hakkında cinsel amaçla çocuğa karşı tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden;
1.Katılan mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları ve 18.03.2019 tarihli canlı teşhis tutanağına göre suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılan sanık savunmaları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu anlaşıldığından Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık hakkında cinsel amaçla çocuğa karşı tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçenin (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/910 Esas sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.