8. Ceza Dairesi 2021/18157 E. , 2024/1372 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/248 E., 2021/353 K.
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında, sanık hakkında katılana yönelik sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan red kararının temyiz incelemesine tabi olmadığı,
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen diğer kararların ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2019 tarihli iddianamesi ile nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı ve cinsel amaçla silahla cebir tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi'nin, 16.02.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği; sanığa alt sınırdan ceza verildiğine, lehe vekalet ücretine hükmedilmesine, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, somut delil bulunmadığına, ceza verilecekse alt sınırdan verilmesi gerektiğine, bu nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A) İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Sanığın, olay gecesi işyerinden evine dönmekte olan ve etraftaki köpeklerden korktuğu için birlikte yürümeyi teklif eden katılanın boğazına bıçak dayamak suretiyle kendisiyle birlikte yürümeye zorladığı, dudağından öptüğü, tenha bir yere sürükleyerek götürdüğü sırada katılanın yolda otomobil geldiğini görünce bağırması nedeniyle yumruk vurmak suretiyle basit şekilde yaraladığı, tanık olarak dinlenen M.Ç. nin balkonda otururken katılanın sesini duyması ve bağırması sonucu sanığın koşarak kaçtığı, bu şekilde atılı suçları işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda sanığın sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı ve cinsel amaçla silahla cebir tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B) Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A) Katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyizi yönünden;
T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B. Diğer temyiz talepleri yönünden;
1.Sanığın aşamalardaki çelişkili savunmaları, dinlenen tanıkların beyanı, katılanın aşamalardaki değişmeyen zaman ve mekan içerir ayrıntılı anlatımları, sanık ile katılan arasında dosyaya yansıyan herhangi bir husumet bulunmayışı ve atılı suçun niteliği gereği katılan açısından yaratabileceği olumsuz durumlar dikkate alındığında, katılanın gerçek dışı isnatta bulunmayacağı kabul edilerek suçun sübutu ile ilgili Mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, sanığın suçu işleme şekli, suç konusunun önem ve değeri, olayda birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alındığında alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza verilmesine yönelik Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bendlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/248 Esas sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!