WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/17985 E.  ,  2023/9997 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/3120 Değişik İş
SUÇ : 6136 Sayılı Kanun'a Aykırılık
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarih ve 2013/174 Esas, 2014/322 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.05.2017 tarih, 2016/1574 Esas, 2017/5937 Karar sayılı kararıyla onanarak usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır, Ancak;

Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına karşı hükümlü tarafından 28.05.2019 tarihinde yargılamanın yenilenmesi talep edilmiştir. Mahkemece 05.11.2019 tarihli ek kararla yargılamanın yenilenmesi yönündeki talebin şartlarının oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı hükümlü müdafiileri tarafından Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yapılan itiraz ise 11.12.2019 tarihli kararla reddedilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05.10.2021 tarihli ve 2021/2386 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.11.2021 tarih ve KYB-2021/124653 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2021 tarihli ve KYB-2021/124653 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın 11/11/2012 tarihli olayda cadde üzerinde otosunun yanında havaya ateş ettiği, olay yerine gelen polisin, yerde iki adet boş kovan bulduğu, tabancayı oto içinde paspas üzerinde bulduğundan bahisle sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2013 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası üzerine sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi gereğince mahkumiyetine ilişkin İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2013 tarihli ve 2013/73 esas, 2013/447 sayılı kararının 28/03/2014 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması, inceleme konusu dosyada ise, 18/11/2012 tarihinde sanığın silahla ateş edip mala zarar verme eyleminden dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 15/02/2013 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası üzerine Bakırköy 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/204 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması, ruhsatsız tabanca taşımak suçunun temadi eden suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlenmesine kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek bir suç oluşturacağı, ancak sanıkta ele geçen silah sayısı, kastın yoğunluğu, tehlike ile zararın ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3 ve 61/1. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiği gözetilerek; 18/11/2012 tarihli olay kapsamında düzenlenen 19/11/2012 tarihli kriminal raporda incelenen 1 adet kovan ile 2 adet mermi çekirdeği parçası ve 21/11/2012 tarihli kriminal raporda belirtilen 1 adet kovanın, 11/11/2012 tarihli olay kapsamında düzenlenen 22/12/2012 tarihli kriminal raporda geçen tabanca ile atılıp atılmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311 inci maddesinde ise "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:
a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.
b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.

c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.
d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.
e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.
f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir...
" şeklinde düzenlemelerin yer aldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkeme tarafından verilerek kesinleşen bir hükümle ilgili olarak, yukarıda izah edilen sebeplerle hükümlü lehine veya aleyhine olarak yeniden yargılama yapılması “yargılamanın yenilenmesi” veya “iade-i muhakeme” ile mümkündür. Kesin hükümle sonuçlanmış bir uyuşmazlık kural olarak yeniden yargılama konusu yapılamaz. Bu nedenle, yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yoludur.
3. Yargılamanın yenilenmesi, daha önceki yargılama sırasında ele alınmayan “yeni delil” veya “yeni olay” mevcut olduğunun anlaşılması halinde başvurulan bir kanun yoludur. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi nedeniyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın “yeni” olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da “yeni” sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de “yeni” sayılmaktadır. Bu nedenle hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılamanın yenilenmesi nedeni olabilecektir. Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda “önemli” de olması gerekmektedir. Yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır.
4. Yargılamanın yenilenmesi talebi, kanunda belirlenen biçimde yapılmamış veya yargılamanın yenilenmesini gerektirecek kanuni hiçbir sebep gösterilmemiş veya bunu doğrulayacak deliller açıklanmamış ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir.
5. Somut olayda, 18.11.2012 tarihinde hükümlünün ele geçirilemeyen ruhsatsız silah ile ateş ederek mala zarar verme eylemini gerçekleştirdiği, olay yerinden 1 adet kovan, 2 adet mermi çekirdeği gömleği ve 1 adet nüvenin ele geçirildiği, suça konu eşyalar hakkında aldırılan 19.11.2012 ve 21.11.2012 tarihli ekspertiz raporlarında, ele geçirilen 1 adet nüvenin hangi silahtan atıldığı yönünde mukayeseli bir
inceleme yapılabilmesinin mümkün olmadığı, kovan, nüve ve mermi çekirdeği parçalarının silahı tespit edilemeyen olaylar arşivinde beklemeye alındığı hususlarına yer verildiği, hükümlü hakkında 18.11.2012 tarihli eylemi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2013 tarihli iddianamesiyle 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle Bakırköy 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/174 Esas sayılı dosyasından açılan kamu davasında hükümlü hakkında atılı suçtan 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın temyiz incelemesinden geçerek 24.05.2017 tarihinde onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
6. UYAP ortamında yapılan araştırmada, hükümlü hakkında, 19.12.2012 tarihinde silahla havaya ateş etmesi eyleminden dolayı başlatılan başka bir soruşturma kapsamında olay yerinden ele geçirilen 1 adet ruhsatsız silah ve 2 adet kovan hakkında aldırılan 22.12.2012 tarihli ekspertiz raporunda, ele geçirilen silahın 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ancak tabancadan deneme atışları sonucu elde edilen mukayese kovanlarının, silahı tespit edilemeyen olaylar arşivinde bulunan çap ve tipine uygun suç konusu kovanlarla yapılan karşılaştırmalarında bir ilişkinin bulunmadığı sonucuna varıldığı hususlarına yer verildiği ve bu olay nedeni ile, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2013 tarihli iddianamesiyle İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/73 Esas sayılı dosyasından açılan kamu davasında atılı suçtan 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın da, temyiz edilmeksizin 28.03.2014 tarihinde kesinleştiği, bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmediği anlaşılmıştır.
7. Öte yandan 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun mütemadi suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen aynı suç işleme kastıyla gerçekleştirilen eylemlerin tek suç, bu tarihten sonra gerçekleştirilen eylemlerin ise ayrı suç oluşturacağı, buna göre sanığın 18.11.2012 tarihli eyleminden sonra 19.12.2012 tarihinde gerçekleştirdiği eylemine yönelik 04.02.2013 tarihli iddianamesiyle İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davanın her iki suç tarihini de kapsadığı ve hukuki kesinti olmadığı, sanığın 19.12.2012 tarihli eylemine kadar da yakalanmadığı bu nedenle fiili kesintinin de oluşmadığı anlaşılmıştır.
8. Mükerrer cezalandırılmanın ve fazla ceza verilmesinin önlenmesi açısından, sanığın kullandığı silahların da farklı olması halinde, dahi cezanın tayini sırasında aynı dönemde ele geçen silah sayısına göre alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilerek, sanık hakkında açılan davaların mümkün olduğunda birleştirilmesi, mümkün olmaması halinde İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan dava dosyasındaki bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin bu dosyaya konulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı biçimde yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itirazın reddine dair 11.12.2019 tarihli karar Kanun’a aykırı olup, bu nedenle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/3120 D.İş. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.