8. Ceza Dairesi 2021/17821 E. , 2024/629 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1419 E., 2020/1101 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, görevi yaptırmamak için direnme
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık ... müdafiinin, duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a (6136 sayılı Kanun) aykırılık ve sanık ... hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın ise; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.01.2014 ve 12.01.2015 tarihli iddianameleri ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama
suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat; sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûmiyet kararları verilmiştir.
3. Sanık ... müdafii ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve vasıf değişikliği ile sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suçların sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararları verilmeyecekse, alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ...'ün temyiz isteği; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
4. Katılan vekilinin temyiz isteği ise; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanıklar hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, kasten yaralama suçundan, sanıklar Selçuk ve Ersin hakkında iştirak hükümlerinin uygulanması suretiyle cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık ...'un, sanıklar ... ve ... ile araçla gezmeye çıktıkları sırada, sanık ... ile aralarında husumet bulunan katılan ile karşılaşmaları üzerine, sanık ...'un, tabanca ile katılana 5-6 el ateş ettiği, ardından sanıklarla birlikte araçla olay yerinden kaçtıkları, katılanın şikayetinde, sanıkların olay sırasında kendisini zorla araca bindirmeye çalıştıklarını beyan ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 27.02.2015 tarihli raporuna göre; katılanın mevcut yaralanmasının, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, şahısta saptanan kırıkların, hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.
3. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 27.05.2014 tarihli raporuna göre; olayda kısa namlulu silah kullanıldığı düşünüldüğünde, bu tip silahlarda yakın ateş mesafesi olarak kabul edilen 40 cm dahilinden atış yapılmış olduğu belirtilmiştir.
4. Yeminli tanık K.S.'nin mahkemece alınan beyanlarında özetle, bir kişinin, başka bir kişiyi zorla araca bindirmeye çalıştığı, araçta bulunan bir kişinin de o kişiyi, içeriye çekmeye çalıştığını, başka bir kişinin de aracı kullandığını, araca bindirilmeye çalışılan kişinin direnmesi üzerine bırakarak kaçtıklarını, katılanın, yerde olduğu sırada, araca bindirmeye çalışan kişinin havaya doğru ateş ettiğini beyan etmiş, tanığın, duruşma sırasında, arabanın içinde bulunan ve katılanı içeri doğru çeken şahıs olarak sanık ...'ü teşhis ettiği anlaşılmıştır.
5. Yeminli tanık B.Y.'nin mahkemece alınan beyanlarında özetle, birkaç kişinin itişip kakıştığını gördüğünü, ancak bu kişilerin kim olduğunu anlamadığını, birden fazla kişinin bir kişiyi çekiştirdiğini ve arabaya çekmeye çalıştıklarını, çekmeye çalıştıkları şahsın, ellerinden kurtulduğunu ve bir süre gittikten sonra bu şahsın arkasından ateş edildiğini ifade etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar hakkında, olay anında katılanı zorla araca bindirmeye çalıştıkları iddiasıyla, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, delil yetersizliğinden beraatlarına karar verilmiş, sanık ... hakkında, kasten yaralama suçundan dava açılmış ise de, olayda kullanılan silahın sanığa ait olması, öldürmeye elverişli şekilde yakın mesafeden ateş edilmesi, katılanın yaralanıp yere düşmesinden sonra birkaç el daha ateş edilmesi, birden fazla ateş edilmesi sonucu katılanın hareket etmesinden dolayı tüm atışların isabet almaması, vücudunda oluşan kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkiler nitelikte olması, sanığın kendi yaralanmasına ilişkin bir raporunun olmaması, sanığın olay sonrası diğer sanıklarla beraber katılanı olay yerinde bırakarak kaçması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın savunmasına itibar edilmeyerek, kastının öldürmeye yönelik olduğu değerlendirilerek ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle, katılanı öldürmeye teşebbüs ettiği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri gerekçesiyle, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. Sanık ...'un ise, katılanın, bacak ve ayaklarına doğru ateş ettiği, silahı başına dayadığı halde kaçması sebebiyle katılanın ayak bölgesine doğru ateş ettiği ve yere düştükten sonra da öldürmeye elverişli tabanca ile yakın mesafede olduğu halde, ateş ederek katılanı uyluk, femur ve kasık bölgesinden yaraladığı, öldürmeye imkanı olduğu halde eylemini yaralama ile bıraktığı, sanığın, katılana yönelik kastının alıkoyma eylemini gerçekleştirmek olduğu, ancak eylemi gerçekleştirememesi sebebiyle katılanı silahla yaralayarak olay yerini terk ettiği, kastının öldürme olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıklar ... ve ... hakkında 12.01.2015 tarihli iddianame ile kasten yaralama suçundan açılan davalar hakkında, zamanaşımı süresince mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
A. Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık ve sanık ... hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görülmemiştir.
B. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde
1. Sanık ... hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken belirlenen temel cezada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesine bir aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık ... müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. Dava dosyası kapsamındaki delillere göre, ilk haksız hareketin katılandan kaynaklandığına yönelik delil elde edilemediğinden, yasal koşulları oluşmaması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık ... müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, adli muayene raporu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde ise
1. Dava dosyası kapsamındaki delillere göre, ilk haksız hareketin katılandan kaynaklandığına yönelik delil elde edilemediğinden, yasal koşulları oluşmaması sebebiyle sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık ... müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanıkların, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, eylemlerini silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlemeleri karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a ve b) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ... hakkında, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık ve sanık ... hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçları yönünden
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçu yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden
Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli kararına yönelik kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dosyanın Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!