8. Ceza Dairesi 2021/17011 E. , 2024/2524 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :2019/3113 E., 2020/1349 K.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çal Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2017 tarihli iddianamesiyle sanıklar ... ve İbrahim hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Çal Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2018 tarihli kararı ile sanıklar ... ve İbrahim hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
3.Çal Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2018 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli kararı ile sanıklar ... ve İbrahim hakkında İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar ... ve İbrahim hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, katılan beyanından başka dosyada delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, sair sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ...' in temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kararın lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
3.Katılan kurum vekilinin temyiz isteği; sanığa üst hadden cezanın belirlenip indirim uygulanmaması gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
4.Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanıkların katılana yönelik hakarette bulunduklarına, ceza almaları gerektiğine, sanıklar hakkındaki mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, alt sınırdan ceza tayin edildiğine, takdiri indirim uygulamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, her bir katılan için ayrı ayrı belirtilmeden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanıklar hakkında verilmiş mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay, sanıklar ... ve İbrahim'in, arazide koyun otlatma meselesi nedeniyle aralarında husumet bulunan katılanlar ... ve ...'ı araziden dönerken görünce katılanların önlerine çıktıkları, sanık ...'ın elindeki sopayla katılan ...'a vurduğu, katılan ...'ın olay yerinden kaçması üzerine katılan ...'ı yakaladığı, sanıkların yanlarında kalan katılan ...'ı bir süre alıkoydukları ve yaraladıkları, sanıkların bu şekilde cebir tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; "...sanıklar ... ve İbrahim'in katılan ...'ı cebir yoluyla silahla yanlarında tutarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birlikte işledikleri, her ne kadar katılan ... beyanında sanık ...'in kendisine yönelik bir yaralama ve alıkoyma eyleminin bulunmadığı beyan etmiş ve sanık ...'de aşamalarda suçlamayı kabul etmemiş ise de, olayın başından itibaren sanık ... ve İbrahim'in birlikte oldukları sanık ...'ın katılan ...'a yönelik eylemine sanık ...'in seyirci kaldığı herhangi bir müdahale de bulunmadığı, soruşturma aşamasından alınan ilk ifadesinde de sanığın olaylar yaşanırken tarafların yanında olduğunu ancak herhangi bir şekilde müdahale etmediğini beyan ettiği, dolayısıyla ...'ın katılana yönelik eylemine müdahale etme, engel olma durumu varken herhangi bir şekilde olaya karışmayan sanık ...'in ... ile iştirak iradesi içinde hareket ettiği, sanıkların katılanın bulundukları yerden gitme özgürlüğüne engel olarak üzerine atılı suçları işledikleri eylemlerinin bu şekilde sabit olduğu,.." şeklindeki gerekçeyle sanıklar ... ve İbrahim'in katılan ...' a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; "...olay gecesi sanık ...'in daha önce aralarında husumet bulunan ... ve ...'a hayvan otlatırken, elindeki sopa ile saldırdığı, her ikisine de sopa ile vurduğu akabinde ...'ı olay yerinde alıkoyduğu ve bu suretle özgürlüğü kısıtlama suçunu işlediği olaylar sırasında sanık ...'ın da ...'e mevcut eylemleri sebebiyle yardım ettiği anlaşılmış olup, yerel mahkemece suçun nitelendirilmesi hususu doğru olarak takdir edilmiş ise de suçun birden çok nitelikli halinin gerçekleşmesine rağmen cezanın alt sınırdan tayin edilmesi sebebiyle AÇSHB vekilinin aleyhe istinaf başvurularının kabulü gerektiği sonucuna varılmış olup, sanıkların eylemleri karşılığı alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiştir...." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle temel ceza tayin edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Katılan ... vekilinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden;
Dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, adli rapor, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden katılan ... vekilinin, sanıklar hakkındaki mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, alt sınırdan ceza tayin edildiğine, takdiri indirim uygulamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanıklar hakkında verilmiş mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine, katılan kurum vekilinin, sanığa üst hadden cezanın belirlenip indirim uygulanmaması gerektiğine, yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Sanık ... müdafii ve sanık ...' in temyiz istemleri yönünden;
1.Dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, adli raporlar, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından sanık ... müdafinin, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, katılan beyanından başka dosyada delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ...' in, üzerine atılı suçu işlemediğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kararın lehine bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle temel hapis cezasında teşdit uygulandığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli kararında sanık ... müdafii, sanık ..., katılan ... vekili ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çal Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!