8. Ceza Dairesi 2021/16997 E. , 2024/805 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1172 E., 2020/1586 K.
SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Kepsut Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2019 tarihli mahkumiyet kararının kaldırılmasına, sanığın atılı suçtan beraatine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kepsut Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
2. Kepsut Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2019 tarihli kararı ile sanığın cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanık ... katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılmasına, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği; atılı suçun sabit olup kararın bozulması ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
Sanığın boşanma aşamasında olduğu müştekiyi, müşterek çocuğu geri almak için geldiğinde zorla evinde tutarak gitmesini engellemek suretiyle cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasıyla, atılı suçtan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü
İlgili kararın sanık ... katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden beraat kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden;
1. Dosya kapsamındaki delillerin incelenmesine göre; sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin müştekinin soyut beyanları dışında delil bulunmadığı gibi müştekinin zorla tutulduğunu söylemesine rağmen 03.10.2018 tarihli adli muayene raporuna göre darp cebir izine rastlanmaması, kendi beyanına göre sanığın evine 01.10.2018 tarihinde gelip rızasıyla gece evinde kaldığını söylemesine rağmen 03.10.2018 tarihli polis tutanağında sanığın kendisini 01.10.2018 tarihinden beri zorla tuttuğuna ilişkin beyanda bulunması, müşteki tarafından yapılan CİMER başvurusunun sanığın tehdidi nedeniyle yapıldığına ilişkin delil olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/1172 Esas sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kepsut Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!