8. Ceza Dairesi 2021/16750 E. , 2023/3690 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırkağaç Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.06.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'e karşı ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.
2. Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'e karşı zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi'nin, 26.12.2019 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek, sanık hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'e karşı zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 18 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği;
1. Sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanığın lehine hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ,
3. Eksik inceleme ile karar verildiğine, ilişkindir.
B. Sanığın temyiz isteği;
1. Maddi delil bulunmadığına
2. Eksik araştırma ile hatalı karar verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesi'nin Kabulü
İncelemeye konu olay; sanığın olay günü çocukları olan 20 ve 11 yaşlarındaki mağdureler ... ve ...'i telefonla teyzeleri ile konuştukları gerekçesiyle oklava ile darp etmesi, Afife'nin burnunun kırılması ve mağdurelerin vücutlarının çeşitli yerlerinin morarması üzerine anneleri olan mağdure ...'in kızlarını hastaneye götürmek istemesi, sanığın kapıyı kilitleyerek buna engel olması, mağdureler ... ve ...'in ellerini iple bağlaması, bir süre sonra sanığın uyuduğunu gören ...'ın kızlarının elindeki ipi çözmesi, kapı kilitli olduğu için dışarı çıkamamaları, ertesi gün ...'ın erkek kardeşinin eve gelerek, ablası ve yeğenleri olan mağdureleri evden çıkartması, iddiasına ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi'nce kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Tüm dosya kapsamına göre; sanığın olay günü çocukları olan 20 yaşındaki mağdure ... ve 11 yaşındaki mağdure ...'in telefonla teyzeleri ile konuşmalarına sinirlenerek önce eliyle daha sonra oklava ile mağdureleri darp ettiği, Afife'nin burnunun kırıldığı ve mağdurelerin vücutlarının çeşitli yerlerinin morardığı, bunun üzerine anneleri olan mağdure ...'in kızlarını hastaneye götürmek istediği ancak sanığın kapıyı kilitleyerek buna engel olduğu ardından mağdureler ... ve ...'in ellerini iple bağladığı, bir süre sonra sanığın uyuduğunu gören ...'ın kızlarının elindeki ipi çözdüğü ancak kapı kilitli olduğu için dışarı çıkamadıkları, ertesi gün ...'ın erkek kardeşinin eve gelerek, ablası ve yeğenleri olan mağdureleri evden çıkardığı anlaşılmakla; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdure sayısınca oluştuğu gözetilerek sanığın her bir mağdureye karşı eyleminden dolayı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği, bu kapsamda mağdure ...'a karşı eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun
(5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının e bendi uyarınca; mağdure Afife'ye karşı eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının a ve e bendleri uyarınca; mağdure Aysu'ya karşı eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının a, e ve f bendleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, uygulama yeri olmadığı halde sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
A. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verildiği halde, hüküm fıkrasında sehven "Yaralama suçu" olarak yazılması,
B. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının e ve f bentleri uygulamasıyla belirlenen, 4 yıl 12 ay hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince 1/2 arttırım uygulanırken hesap hatası yapılarak "7 yıl 6 ay" yerine "6 yıl 18 ay" olarak eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi'nin, 26.12.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!