WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/15163 E.  ,  2023/4550 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
KARAR : Mahkûmiyet

1. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2013 tarihli iddianamesi ile parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2913 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.10.2015 tarihli ve 2015/9631 Esas, 2015/22646 Karar sayılı kararı ile sanığın yokluğunda verilen karara karşı süresinde temyiz talebinde bulunmadığı belirtilerek eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine karar verildiği belirlenmiştir.

2. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2013 tarihli iddianamesi ile parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.03.2018 tarihli ve 2018/640 Esas, 2018/3159 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.06.2021 tarihli ve 2021/4548 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.07.2021 tarihli ve KYB-2021/81641 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.07.2021 tarihli ve KYB-2021/81641 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanık hakkında, 19/12/2012 tarihinde işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılan kamu davası sonunda mahkumiyetine ilişkin Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/10/2014 tarihli ve 2013/88 esas, 2014/200 sayılı kararının, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22/03/2018 tarihli ve 2018/640 esas, 2018/3159 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, söz konusu mahkeme kararındaki hukuka aykırılığın, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22/03/2018 tarihli onama kararına karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi gereğince itiraz talebinde bulunularak giderilebileceği düşünülerek yapılan incelemede,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04/04/2016 tarihli ve 2016/2587 esas, 2016/4423 karar sayılı ilamında, "Parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve kendi içinde temadiyi barındırması karşısında, hukuki kesinti oluşuncaya kadar sanığın sahte parayı birden fazla kez tedavüle koyma eyleminin tek bir suç oluşturacağı..." şeklinde belirtilmesine nazaran,
İncelemeye konu dosyada, 24/12/2012 tarihindeki parada sahtecilik eylemi nedeniyle, sanığın cezalandırılması istemiyle 03/05/2013 tarihinde iddianame düzenlendiği, yine yukarıda belirtilen Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/10/2014 tarihli kararına esas 19/12/2012 tarihinde gerçekleştirilen aynı türdeki eyleme ilişkin iddianamenin ise 01/07/2013 tarihinde düzenlendiği, mevcut iddianame tarihleri gözetildiğinde, her iki eylem yönünden hukuki kesintinin ilk kez 03/05/2013 tarihinde düzenlenen iddianame ile kesildiğinin anlaşılması karşısında, adı geçen suçların nev'ine ve suç tarihlerine göre, hukuki kesinti oluşuncaya kadar sanığın mahkumiyetine konu bahsedilen eylemlerinin tek bir eylem olduğu, bu halde sanık hakkındaki anılan dosyaların birleştirilerek, birden fazla kez, farklı tarihlerde aynı türden eylemin gerçekleştirilmiş olması sebebiyle eylemlerin yoğunluna göre, sanık hakkında alt sınırdan ayrılarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekirken, her bir eylemin ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli ve 2013/88 Esas, 2014/200 Karar sayılı kararı ve dosyanın yapılan incelemesinde;
Sanığın 19.12.2012 tarihinde mağdurlar B.Ü. ve A.D.'nin çalışmakta olduğu işyerlerinden 200,00 TL'lik sahte banknotlar ile alışveriş yapması ile hakkındaki şikayet üzerine 20.12.2012 tarihli teşhis tutanakları ile sanığın fotoğraf üzerinden teşhisi ile kimliğinin belirlendiği, ancak sanığın hemen yakalanamayıp 06.04.2013 tarihinde karıştığı bir hırsızlık olayı nedeniyle yakalandığı ve 07.04.2013 tarihinde emniyette işlemlerinin yapılmasının ardından 08.04.2013 tarihinde bu dosya kapsamında savcılık ve sulh ceza hakimliğinde ifadesine başvurulup tutuklandığı, sanık hakkında Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2013 tarihli iddianamesi ile parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.03.2018 tarihli ve 2018/640 Esas, 2018/3159 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği belirlenmiştir.
2. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2013 tarihli ve 2013/124 Esas, 2013/168 Karar sayılı kararı ve dosyanın yapılan incelemesinde;
Sanığın 24.12.2012 tarihinde mağdur E.T.'nin soğan tezgahından alışveriş yapması neticesinde vermiş olduğu 200,00 TL'lik banknotun mağdurun bankaya para yatırma işlemi sırasında sahteliğinin anlaşılması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sanığın 24.12.2012 tarihli teşhis tutanağı fotoğraf üzerinden teşhisi ile kimliğinin belirlendiği, ancak sanığın hemen yakalanamayıp başka bir olay nedeniyle yakalanması neticesinde 07.04.2013 tarihinde ifadesine başvurulduğu, sanık hakkında Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2013 tarihli iddianamesi ile parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2013 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.10.2015 tarihli ve 2015/9631 Esas, 2015/22646 Karar sayılı kararı ile sanığın yokluğunda verilen karara karşı süresinde temyiz talebinde bulunmadığı belirtilerek eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine karar verildiği belirlenmiştir.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2019 tarihli ve 2016/8-1435 Esas, 2019/624 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; farklı meblağdaki paraların farklı yerlerde ve şekillerde piyasaya sürülmesinin fiili kesinti oluşturduğu göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu olayda sanığın Çorum ili Osmancık ilçesinde tüp bayii ve petrol istasyonundan olmak üzere iki ayrı işyerinden sahte para ile alışveriş yaptıktan beş gün sonra Amasya ili Gümüşhacıköy ilçesinde seyyar satıcıdan alışveriş yaparak sahte parayı tedavüle koyduğunun anlaşılması ve buna göre farklı yerlerde ve şekillerde beş gün ara ile sahte paraları tedavüle koyan sanığın suç işleme kararının yenilendiği ve eylemlerinin iki ayrı suçu oluşturduğunun belirlenmesi karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.